12. Hukuk Dairesi
12. Hukuk Dairesi 2021/5101 E. , 2021/10287 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkikinin borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Çeke dayalı kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takipte, borçlunun icra mahkemesine başvurusunda; sair itirazları ile birlikte alacaklıya kısmi ödemede bulunduğunu belirterek, alacağın 80.356,10 TL olan kısmına itirazla sair alacak kalemleri ile takibin itfa edilmemiş kısmına isabet eden miktarı üzerinden yeniden hesaplanarak takibe devam edilmesi talebinde bulunduğu, ilk derece mahkemesince; borçlunun, borcunun bulunmadığını İİK m.169 kapsamında yazılı kanıtla ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, borçlu tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, temyiz yoluna borçlu tarafından başvurulduğu görülmektedir. Borçlunun icra mahkemesine başvurusu İİK'nun 169. maddesi uyarınca, borca itiraz niteliğinde olup, borca itirazın İİK'nun 169/a maddesi gereğince incelenmesi gerekmektedir. Öte yandan,
İİK'nun 169/a maddesi uyarınca; borca itiraz halinde, borcun olmadığının veya itfa veya imhal edildiğinin, resmi veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispat külfeti borçlulara aittir.
Somut olayda; borçlunun, takibe konu alacağın 80.356,10 TL olan kısmını itfa ettiği yönündeki itirazının yanı sıra, alacaklının da 27.12.2019 tarihli cevap dilekçesinde, icra takibine konu çekteki borçlu tarafın ödendiğini iddia ettiği 55.000,00 TL olan kısmına ait borcun halen devam ettiği, işbu kısım için yapılan itirazın yerinde olmadığı yönünde beyanının bulunduğu anlaşılmaktadır. O halde, mahkemece, hüküm oluşturulurken alacaklının cevap dilekçesindeki beyanı da dikkate alınarak değerlendirme yapılması gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.