11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2021/5855 E. , 2021/6787 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 09.01.2018 gün ve 2016/152 - 2018/13 sayılı kararı bozan Daire'nin 14.10.2019 gün ve 2018/1513 - 2019/4737 sayılı kararı aleyhinde asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline gönderilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra gönderildiği anlaşılmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, davacı bankanın dava dışı şirkete kullandırdığı genel kredi teminat sözleşmesi hükümlerine istinaden tahakkuk eden masraf bedeli olan 9.615,00 TL ve 30 adet çek yaprağı garanti bedeli toplamı 30.000.- TL alacaklı olduğunu, davalının da sözleşmeyi müşterek ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, borcun ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine davalının itirazının haksız olduğunu belirterek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının aynı konuda aynı alacak iddiası ile birden çok takip başlattığını, bu takiplerin iptaline yönelik davaların devam ettiğini, davalının davacı bankaya bir borcu bulunmadığını savunarak davanın reddi ile davacı aleyhine tazminata karar verilmesini istemiştir.
Birleşen davada davacı Zümrüt Tekstil İşletmeleri San. ve Tic. A.Ş vekili, davalı bankadan kullanılan kredinin borcunun tasfiyesine yönelik taraflar arasında 07.06.2005 tarihinde protokol imzalandığını ve borcun protokole göre taksitler halinde ödenerek tasfiye edildiğini, buna rağmen bankanın davacı firma aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlattığını, takibin iptali için icra hukuk mahkemesinde açılan davanın derdest olduğunu ayrıca sözleşmede kefil olan ... hakkında da takip başlatıldığını, itiraz üzerine itirazın iptali davası açıldığını, davalının bankaya herhangi bir borcu olmadığını belirterek borçlu olmadıklarının tespiti ile davalının tazminata mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, toplanan delillere benimsenen bilirkişi raporuna göre, asıl davada davacının davasının kısmen kabulü ile, davacı tarafından davalı aleyhine İzmir 21. İcra Müdürlüğü'nün 2012/8373 E. sayılı takip dosyası ile yapılan icra takibine davalı borçlunun itirazının kısmen iptali ile 7.301,56 TL asıl alacak, 143,22 TL %12,61 oranına göre işlemiş faiz, 7,16 TL faizlerin %5 gider vergisi, 117,83 TL noter ihtarname masrafları olmak üzere toplam 7.569,77 TL nakdi alacak üzerinden takibin devamına, 30.000,00 TL gayrinakdi alacağın da davalı tarafça davacı bankanın ilgili şubesinde açılacak faiz getirmeyen bir hesaba depo edilmesine, birleşen İzmir 7. ATM'nin 2013/239 E sayılı dosyası yönünden; davanın kısmen kabulü ile, 3.647,14 TL yönünden birleşen dava davacısının birleşen dava davalısına borçlu olmadığının tespitine dair verilen kararın taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine bozulmuştur. Asıl davada davacı, birleşen davada davalı vekili bu kez karar düzeltme talebinde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, asıl davada davacı, birleşen davada davalı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.