8. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F MAHKEMESİ K A R A R I
DOSYA NO: 2020/2182
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 14/10/2020
NUMARASI: 2014/1156 E. - 2020/576 K.
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'a ait, davalı ... Sigorta A.Ş nezdinde ZMM sigortalı bulunan ... plaka sayılı aracın, ...'ın sevk ve idaresinde olduğu sırada yaya konumunda bulunan ...'ya çarpması neticesinde meydana gelen 18/02/2013 günlü trafik kazasında vekil edeni ...'nun ağır bir biçimde yaralanarak maluliyete uğradığını beyanla; fazlaya ilişen haklar saklı kalmak kaydıyla (belirsiz alacak) 1.000,00-TL maddi tazminatın her iki davalıdan müştereken ve müteselsilen, 30.000,00-TL manevi tazminatın ise davalı ...'dan kaza tarihinden işletilecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir. Yargılama sırasında davacı ...'nun 21/05/2016 tarihinde hayatını kaybettiği ve davaya tüm yasal mirasçıları olduğu anlaşılan kişiler tarafından (HMK.640 madde hükmü uyarınca el birliği mülkiyeti) devam olunduğu ve davacı mirasçıları vekili tarafından dosyaya sunulan 18/03/2020 günlü bedel artırım dilekçesi ile de maddi tazminata ilişkin istek miktarının 9.596,11-TL'ye çıkartıldığı anlaşılmıştır. Davalılar cevaplarında özetle davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; ...'nun yaralanması ile sonuçlanan 18/02/2013 günlü trafik kazasının oluşumunda, yaya davacı ...'nun %25 oranında, ... plaka sayılı araç sürücüsü davalının ise %75 oranında kusurlu olduğu, davacının kazaya bağlı olarak %30 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiği, iyileşme süresinin de 3 aya kadar uzayabileceği, davacının geçici iş göremezlik dönem zararının 1.472,28-TL ve sürekli iş göremezlik zararının da 7.823,83-TL olduğunun anlaşıldığı, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, çevre koşulları davacının geçici iş görmezlik oranı ve olaydan etkilenme durumu, kusur durumu, paranın satın alma gücü, davalının ödeme gücü ile hak ve nesafet kurallarına göre olay nedeniyle davacının çektiği elem ve üzüntüye karşılık 10.000TL manevi tazminata karar verilmesinin uygun olacağı gerekçesiyle; "1-)Davacının maddi tazminat davasının kabulü ile; 9.596,11TL işgöremezlik tazminatının davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden 11/11/2013 tarihinden, davalı ... yönünden 18/02/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 2-)Davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 10.000TL manevi tazminatın 18/02/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...’dan alınarak davacıya verilmesine," karar verilmiştir. Kararın, manevi tazminata ilişkin hüküm bölümüne yönelik olarak davacı ... mirasçıları vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinaf nedenleri; kusur durumu, yaralanmanın niteliği ve maluliyet oranı gözetildiğinde hüküm altına alınan manevi tazminat miktarının yetersiz olduğuna yöneliktir. Dava; trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkindir.
İstinaf edenlerin sıfatına, istinafların kapsam ve nedenleriyle kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda; Her ne kadar, karar başlığında murisleri tarafından açılan davaya el birliği mülkiyeti hükümleri uyarınca devam ettikleri anlaşılan tüm davacı mirasçılarının bu sıfatla isimleri yazılmamış ise de bu husus düzeltilebilir yanlışlık olarak değerlendirildiğinden kararın kaldırılması sebebi olarak görülmemiş ve karar başlığında değinilen yanlışlığın düzeltilmesi ile yetinilerek, ... mirasçıları vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun incelenmesine geçilmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56/1. maddesine göre, hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi tazminat adı ile hak sahibi yararına takdir edeceği para tutarı, adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar, her olaya göre değişebileceğinden; hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Dava konusu olayda zararlandırıcı eylemin tarihi, olayın meydana geliş şekli, kusur durumu, davacı ...'nun yaralanmasının niteliği, maluliyet oranı, paranın alım gücü, tarafların dosyaya yansıyan sosyo ekonomik durumları değerlendirildiğinde yaralanma ile sonuçlanan taksirli eylem nedeniyle hüküm altına alınan manevi tazminat miktarının yukarıda açıklanan ilkelere ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesinde düzenlenen takdir hakkının kullanmasına ilişkin kurala göre yetersiz olup, yerinde değildir. Ancak bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacı ... mirasçıları vekili yapılan istinaf başvurusunun açıklanan nedenle kabulü ile ilk derece mahkemesince verilen kararın HMK.m.353/1-b/1 hükmü uyarınca kaldırılmasına, istinaf yasa yoluna başvuru konusu yapılmayan hususlar nedeniyle taraflar yararına oluşan usuli kazanılmış haklar ile harcın da kamu düzeninden olduğu gözetilerek, infazda tereddüt oluşturmayacak biçimde düzeltilmek suretiyle yeniden esas hakkında hüküm tesis edilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki biçimde hüküm tesis edilmiştir.