7. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/6310
- Karar No
- 2022/236
- Karar Tarihi
- 10.01.2022
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Genel Hukuk
- Karar Sonucu
- BOZULMASINA
7. Hukuk Dairesi 2021/6310 E. , 2022/236 K.
"İçtihat Metni"7. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
...
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 14/08/2015 gününde verilen dilekçe ile önalım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil talebi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 29/06/2021 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, önalım hakkına dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
Davacı vekili, ...,... ada 5 parselde tapuya kayıtlı taşınmazda müvekkilinin pay sahibi olduğunu, dava dışı ... adına kayıtlı 5393/20280 hissenin 15/06/2015 tarihinde davalı ...'a satılarak adına tescil edildiğini, müvekkilinin bu satıştan hiçbir şekilde haberinin olmadığını ileri sürerek davalıya ait payın tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından dava konusu taşınmazda fiili taksim bulunduğu ileri sürülerek temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 2016/7752 Esas, 2019/6026 Karar sayılı bozma ilamıyla "... davalının fiili taksim savunmasında bulunduğu göz önüne alınarak taraf delilleri toplanıp usulüne uygun keşif yapılmalı, özellikle zeminde davacının ve davalının veya davalıya pay satan kişilerin kullandığı yer olup olmadığının belirlenmeli ve davacının taşınmazın belli bir yerini kullanıp kullanmadığı araştırılmalı, bilirkişilerden tanıkların ve tarafların gösterdiği yerleri belirtir şekilde denetime elverişli krokiye bağlanmış rapor alınmalı, tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir..." gerekçesi doğrultusunda bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda fiili taksim bulunmadığı belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalılar vekili temyiz etmiştir.
Önalım hakkı paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda bir paydaşın taşınmaz üzerindeki payını kısmen veya tamamen üçüncü bir kişiye satması halinde diğer paydaşlara bu satılan payı öncelikle satın alma yetkisi veren bir haktır. Bu hak paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda doğar ve satışın yapılmasıyla kullanılabilir hale gelir.
Önalım davasına konu payın ilişkin bulunduğu taşınmaz paydaşlarca özel olarak kendi aralarında taksim edilip her bir paydaş belirli bir kısmı kullanırken bunlardan biri kendisinin kullandığı yeri ve bu yere tekabül eden payı bir üçüncü şahsa satarsa, satışı sırasında bu yerde hak iddia etmeyen davacının tapuda yapılan satış nedeniyle önalım hakkını kullanması Türk Medeni Kanununun 2. maddesinde yer alan dürüst davranma kuralı ile bağdaşmaz. Kötüniyet iddiası 14/2/1951 tarihli ve 17/1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca davanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi mahkemece de kendiliğinden nazara alınması gerekir. Bu gibi halde savunmanın genişletilmesi söz konusu değildir. Eylemli paylaşmanın varlığı halinde davanın reddi gerekir.
Bu genel açıklamalardan sonra somut olaya gelince; her ne kadar ilk derece mahkemesince, dava konusu satış işleminin imar uygulamasından sonra olduğu ve imar uygulamasından sonra dava dışı ...'ün taşınmazda fiilen kullanılmakta olduğu bir yer olmadığı belirtilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmişse de, dava konusu yerde bağımsız ve müstakil kullanılan bölümler bulunduğu dinlenen tanık beyanları ve keşif sonucu alınan bilirkişi raporuyla sabittir. Bu bağımsız bölümler ayrı ayrı tapularla maliklerine aitken Isparta Belediyesinin 14/05/2013 tarih ve 608 nolu kararı ile yapılan imar uygulaması sonucu tevhit edilerek tek tapuda paylı mülkiyete konu olmuştur.
İmar uygulaması sonucu oluşan 8551 ada 5 parselin evveliyatı, ...,... ve 39 parseldir. 492 ada 39 parsel imar uygulamasından önce müstakilen davacı ...'a ait olup üzerinde tek katlı ev bulunmaktadır. İmar uygulamasından sonra da ...'ın müstakil evde kullanımı devam etmiştir. İmar uygulamasından önce 492 ada 6 parsel ise dava dışı ...'e ait olup üzerinde tek katlı ev ve müştemilat bulunmaktadır. İmar uygulaması ile tek katlı kargir ev ... ada 8 parsel içerisinde kalırken müştemilat, 8551 ada 5 parselde kalmıştır. Davalının satın aldığını iddia ettiği, dava dışı ...'ün de sattığını beyan ettiği yer, ...,... parselde kalan müştemilattır.
İmar uygulamasından sonra dava dışı ...'ün bağımsız bölüm niteliğindeki müştemilatı fiilen kullanmadığı belirtilmişse de satışa konu müştemilat ...'e ait olduğu bilinen bağımsız ve müstakil bir yerdir. Davacının da aynı yerde kullandığı bağımsız bir yeri olduğu sabittir. Buna göre davanın fiili taksim nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.