(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2012/3263 E. , 2012/21307 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmiş ise de dava miktar itibariyle duruşmaya tabi olmadığından bu isteğin reddiyle incelenmenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, ... komüsyoncusu olduğunu, davalıya ait dairenin bulunacak müşteriye satılması için davalı ile aralarında sözleşme imzaladıklarını, daireyi satmak için müşteri bulduğunu, satış işlemlerinin yapılması için davalıya ihtarname ile bilgi verdiğini, ancak davalının satıştan vazgeçtiğini, Komisyon ücretinin ödenmediği gibi icra takibine de itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptalini istemiştir. Davalı, davacının ihtarından haberdar olmadığını, davacı tellal tarafından önerilen satışı yapma zorunluluğunun bulunmadığını, reddettiği için ücret ödemesi gerekmediğini savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, sözleşmede davacının bulduğu müşteri ile sözleşme yapma yükümlülüğünün bulunmadığı, davalının taşınmazı satma zorunluluğunun olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davalıya ait taşınmazın davacı tellal vasıtasıyla satılması için dosya tarafları arasında 12.10.2009 tarihli sözleşmenin imzalandığı ve davacının taşınmazı 92.000 TL 2012/3263-21307 Bedel ile satmayı üstlendiği, davacının akabinde bulduğu müşteri ile davalıya ait dairenin satılması için sözleşme yaptığı ve 5000 TL kapora aldığı, ancak davalının satışa yanaşmadığı gibi, davacının ihtarına rağmende satış için tapuya gitmediği ve davacının da dava dışı şahıstan aldığı kaporayı iade ederek sözleşmenin 6.maddesi uyarınca taşınmazın sözleşmede belirtilen satış bedelinin %15'i oranındaki miktarın tahsili için davalı aleyhine icra takibi yaptığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, sözleşmede davalının mülkiyeti devir etme yükümlülüğünü doğuran hüküm bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir. Hemen belirtmek gerekirki, gayrimenkul tellallığı sözleşmesi imzalanmış olmakla, davalı satıcı davacı tellalın sözleşmede belirlenen koşullara uygun olarak bulduğu müşteriye satma ve tellalın komisyon ücretini ödemekle yükümlüdür. Bu husus tellallık sözleşmesinin niteliği gereği olup, bu durumun ayrıca sözleşmede düzenlenmemiş olması sonucu değiştirecek nitelikte değildir. Öte yandan, sözleşmede satışın gerçekleşmesi halinde komüsyon ücreti ödemeyeceği belirtilen davalı satıcı, taşınmazın satılmasına yanaşmadığı için sözleşme uyarınca komisyon ödemek zorundadır. Kaldıki sözleşmenin 6.maddesinde "satış veya kontratta belirtilen tarihte mal sahibi veya vekil gelmediği takdirde belirtilen satış bedelinin %15 nisbetinde tazminat ödeneceği" kararlaştırılmış olup, bu hüküm dahi davalıya belirlenen miktardan müşteri bulunması halinde tapuyu devretme zorunluluğu yüklemektedir. Yukarıda açıklanan hususla birlikte değerlendirildiğinde davacının komisyon ücretinin isteyebileceği sonucuna varılmaktatır. Ancak çözümlenmesi gereken bir başa sorun davacının hangi oranda ücret isteyebileceği hususudur. Sözleşmenin 3.maddelerinde komisyon oranı satış bedelinin %3'ü olarak belirlenmiş, 6.maddede ise satıştan vazgeçilmesi halinde bu oran %15 olarak belirlenmiştir. Hemen belirtilmelidirki davacı %3 komisyon ücretini isteyebilir. Sözleşmenin 6.maddesi uyarıncada talepte bulunabilir ise de, 6.madde cezai şart niteliğinde bulunduğu için ve davalı tacirde olmadığı için BK'nun 161/son maddesi uyarınca cezai şarttan indirim yapılması gerekir. Bir başa deyişle %3'ün üzerindeki miktar için BK'nun 161/son maddesi gereğince mahkemece takdir edilecek bir oranda indirim yapılması zorunludur. Mahkemece, davacının satış bedeli olarak kararlaştırılan miktarın %3'ü oranında ve bu oran üzerinden belirlenecek miktarın dışında kalan miktar içinde BK'nun 161/son maddesi uygulanmak suretiyle tespit edilecek miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir. 2012/3263-21307