(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2010/5996 E. , 2011/1348 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat ... gelmiş, davacı tarafından gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu Saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile ortak zeytin fidesi işin yaptıklarını ve masraflar için davalıya 11.000.TL nakit para verdiğini, fidelerin satıldığını, davalının payına düşen 30.000.TL borcunu 01.05.2005 tarihinde ödemeyi taahhüt ettiğini ve bu borcuna karşılık senet verdiğini, borcunu ödemediğini, girişilen icra takibine de itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline, %40 tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kabulü ile itirazın iptali ile takibin devamına, davalının alacağın %40'ı oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki 2. bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2.Davacı takibe geçerken 30.000.00.TL asıl alacak 3.525.00.TL işlemiş faiz olmak üzere 33.525.00.TL toplam alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek değişik 2010/5996-2011/1348 oranlarda yasal faizi ile birlikte tahsilini istemiş, mahkemece “davanın kabulüne, itirazın iptali ile takibin devamına” şeklinde hüküm kurulmuş olmakla faize faiz yürütülmüştür. Mahkemenin bu hükmü B.K.nun 104/son maddesinde düzenlenen faize faiz yürütülemez kuralına aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeni bir yargılama yapmayı gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK.'un 438/7 maddesi hükmü gereğidir.