(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2010/17338 E. , 2011/8884 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı, davalılar avukatınca da duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat ... ile davalı vekili avukat...'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, kendisine ait taşınmazları satması için davalıların murisi...’ı 18.9.2006 tarihinde vekil tayin ettiğini, vekil ...’un taşınmazları tapuda düşük bedel göstermek suretiyle 2.10.2006 ve 24.4.2007 tarihinde dava dışı şahıslara sattığı gibi tapuda gösterilen bedeli de kendisine ödemediğini, taşınmazın gerçek satış bedelinin ödenmesi gerektiğini ileri sürerek fazlası saklı kalmak üzere 300.000 TL.nın davalılardan faiziyle birlikte tahsilini istemiştir. Davalıların, mahkemenin yetkisi olduğunu, davacının satış tarihi ile murisin ölüm tarihi arasında satış bedelini istememesinin manidar olduğunu, murisin ölümünden sonra murisin işyerinde hırsızlık yapıldığını ve bazı belgelerin çalındığını savunarak davanın reddini dilemişlerdir. Mahkemece, tapuda gösterilen satış bedelinin istenebileceği gerekçesiyle 69.000 TL.nın davalılardan tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1.Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2.Davacının temyiz itirazlarının incelenmesinde; BK.nun 390.maddesi uyarınca vekil, müvekkiline karşı vekalet görevini iyi bir suretle yerine getirmek zorunda olup, vekilin mesuliyeti genel olarak işçinin sorumluluğuna ilişkin hükümlere tabidir. Vekil kasten veya ihmali ve dikkatsizlikle müvekkile verdiği zarardan sorumludur. Vekil müvekkilinin talimatı ile talimat doğrultusunda işlem yapmakla yükümlüdür. Öte yandan vekil yaptığı işin hesabını vermeye ve her ne nam ile olursa olsun almış olduğu şeyi müvekkiline vermeye mecburdur. Taşınmazı satmak için vekil tayin edilen kişinin müvekkilini zarara sokabileceği düşünülemez ve kabul edilemez. Davalıların murisinin, davacıya karşı sorumluluğu taşınmazların gerçek satış bedeli kadar olup, çeşitli sebeplerle tapuda düşük gösterilen satış bedeline hükmedilmesi olanaklı değildir. O halde mahkemece, taşınmazların dava dışı şahıslara satıldığı tarihteki belirlenen gerçek değerlerinin tahsiline karar verilmesi gerekir. Mahkemenin değinilen bu yönü göz ardı ederek gerçek satış bedeli yerine, tapuda gösterilen satış bedeline hükmetmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.