Aramaya Dön

(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi

Esas No
E. 2013/4671
Karar No
K. 2013/14519
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
İcra İflas Hukuku

(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi         2013/4671 E.  ,  2013/14519 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabul kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, ağabeyi davalıdan borç para istemesi üzerine davalının 26.2.2007 tarihli 16.180TL geri ödemeli krediyi çekerek kendisine verdiğini, taksitlerin kendisi tarafından ödeneceğini, bunu teminaten 16.150,00 TL lik senedi ağabeyine verdiğini, kredi taksitlerinin gününde kendisi tarafından ödenmesine rağmen davalının bu senedi takibe koyduğunu ileri sürerek, takip yönünden borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Davalı, senedin kredinin teminatı olarak verildiğini, kredi taksitlerinin bir kısmını ödeyen davacının daha sonra ödemeleri aksatması nedeniyle borcu kendisinin ödemek durumunda kalması üzerine senedi takibe koyduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini dilemiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.

1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının yerinde olmayan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2.Dava, senede dayalı olarak yürütülen takip nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Davacı, davalı ağabeyinin adına ve fakat kendisi hesabına çektiği krediden vadesi gelen taksitlerin tarafınca ödendiğini ileri sürerek makbuz asıllarını delil olarak dosyaya ibraz etmiştir. Davalı ise bir kısım ödemelerin davacı tarafından yapıldığını inkar etmemiş, ancak bakiyeyi ödemek zorunda kaldığını savunmuştur. İhtilaf, kredi borcunun kim tarafından ödendiği ve senedin tamamınının takibe konu edilip edilemeyeceği noktasında toplanmaktadır. Mahkemece, davacı tarafından sunulan ödemeye ilişkin banka dekont asılları üzerine davacı tarafından ödendiği şerh düşülmüş toplamda 5.009,00 TL meblağlı taksitler yönünden davalının borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir. Takibe konu senedin davalı tarafından çekilip davacıya borç olarak verilen kredinin teminatı olarak verildiği ihtilafsızdır. Davacının elinde bulunan ve delil olarak dosyaya sunulan ödeme dekont asılları karine olarak borcun davacı tarafından ödendiğini gösterir. Davalı ise kendi ödediğini ileri sürdüğü taksitler yönünden aynı güçte herhangi bir delil sunamamıştır. Bu halde mahkemece, senedin teminat senedi olduğu ve vadesi gelen makbuza bağlanmış ve ödeme makbuzları davacının elinde olan borçların davacı tarafından ödendiği, davalının ancak varsa gerçekleşen zararı nispetinde takip yapabileceği gözetilerek dava çözümlenmeli iken yalnızca üzerinde davacının adı geçen makbuzlar yönünden kısmen kabule karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup hükmün bozulmasını gerektirir.

SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle hükmünBOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK İcra İflas Hukuku
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog