(Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2012/10804 E. , 2012/12461 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 26.10.2010 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı tesisi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 20.03.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, geçit hakkı istemine ilişkindir. Davalıların bir kısmı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile 329 parsel sayılı taşınmaz lehine ekli bilirkişilerin 26.07.2011 tarihli rapor ve ekindeki krokide 3. alternatif olarak gösterilen 326 parselden 3 metre genişliğinde geçit hakkı kurulmasına karar verilmiştir. Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı, 329 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, genel yola bağlantısı bulunmadığını belirterek davalılara ait parsellerden geçit hakkı tesisi için dava açmıştır. Mahkemece mahallinde teknik bilirkişilerin katılımı ile keşif yapılmış tanzim edilen bilirkişi heyeti raporuna göre geçit hakkı tesisi için üç seçenek belirlenmiştir. Bunlardan 3. seçenek mahkemece geçit hakkı tesisine uygun bulunarak hüküm kurulmuştur. Mahkemece hüküm tesis edilen güzergah üzerinde, yapı ve ağaç bulunmamaktadır.
Geçit hakkı Türk Medeni Kanununun 747/2 maddesi gereğince, mülkiyet ve yol durumuna göre en uygun komşuya yöneltilmeli, bu şekilde ihtiyacın karşılanmaması halinde geçit tesisinden en az zarar görecek olana yöneltilmelidir. Zira geçit hakkı taşınmaz mülkiyetini sınırlayan bir irtifak hakkı olmakla birlikte özünü komşuluk hukukundan alır. Bunun doğal sonucu olarak yol saptanırken, komşuluk hukuku ilkeleri gözetilmelidir. Geçit hakkı tesis edilirken davacının sübjektif arzularına göre değil, objektif esaslara uygun olarak belirlenmeli, genel bir ilke olan fedakarlığın denkleştirilmesi prensibi dikkatten kaçırılmamalıdır. Mahkemece de bu ilke doğrultusunda ve birinci alternatifin olumsuz tarafları kararda belirtilmiştir.
Belirtilen nedenler dosya kapsamı ile de uygunluk göstermektedir. Bu nedenlerle üçüncü alternatiften geçit hakkı tesisinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Ancak geçit hakkı tesisine karar verilen 326 parsel yargılama sırasında 330 parselle tevhit edilerek 1623 parsel numarasını almıştır. Bu durum hükümden önce mahkemeye bildirilmiş ve 1623 parselin tapu kaydı dosyaya sunulmuş, mahkemece hüküm 326 parsel sayılı taşınmaz aleyhine kurulmuştur. Hüküm davanın açılmış olduğu tarih itibariyle doğru olsa da kararın infaz kabiliyeti bulunmamaktadır. 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesinin 2. fıkrası gereğince, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin taleplerden herbiri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. 326 parsel karar tarihi itibariyle 1623 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kalmış ve tevhit sonucu malikleri de değişmiştir. Bu nedenlerle mahkemece 1623 parsel sayılı taşınmazın malikleri de davaya usulunce dahil edilerek, bu taşınmaz hakkında hüküm kurulması gerekirken yazılı gerekçelerle 326 parsel sayılı taşınmaz aleyhine hüküm kurulması doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.