Aramaya Dön

(Kapatılan) 22. Hukuk Dairesi

Esas No
E. 2011/3797
Karar No
K. 2011/6910
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
İş Hukuku

(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi         2011/3797 E.  ,  2011/6910 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA: Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.

Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.

Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, müvekkilinin işini talimatlara uygun yaptığını, görevinin gerektirdiği ziyaretleri aksatmadan gerçekleştirdiğini, ancak iş akdine performans yetersizliği gerekçe gösterilerek son verildiğini belirterek işe iadesine ve yasal haklarına karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili, işçinin işyerinde en az 6 ay çalışması şartının yerine gelmediğini, diğer taraftan davacının işine geçerli sebep ile işine son verildiğini, davacının performans değerlendirilmesinde zayıf not aldığını, bunun kendisine tebliğ edildiğini, savunması alındığını davacının da savunmasında başarısızlığını kabul ettiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece, davacının tıbbı tanıtım mümessili olarak çalıştığı görev süresinin 6 ay 13 gün olduğu ve iş akdine performans yetersizliği nedeniyle son verildiği, ancak bu 6 ay 13 günün yaklaşık iki aylık süresinin eğitim süresi olduğu kalan 4 ay 13 gün de davacının performansı yetersiz bulunarak işine son verildiği, iş hukukuna egemen olan prensip ultima ratio ilkesi olup iş akdine son verilmesinin son çare olarak düşünülmesi gerektiği, bir insanın performansının 6 aylık bir çalışma ile anlaşılmasının mümkün olmadığı, ortalama en az 3-4 yıl civarı bir insana şans verdikten sonra bu çalışan hala performansı düşükse işine kendisini yeterince vermiyorsa o takdirde işine son verilmesinin hakkaniyete uygun olacağı, 6 aylık bir çalışma ile bir insanın performansının belirlenemeyeceği üstelik bu 6 ayın 2 ayı eğitim çalışması olup 4 aylık bir çalışandan çok üstün performanslar beklemenin doğru bir yaklaşım olmadığı ve insanın doğasına da aykırı olduğu işverenin çalışanın performansını yükseltmek, eğitim vermek, moralini güçlendirmek gibi görevleri olduğu tüm verilen eğitime, öğretime rağmen makul bir çalışma süresi geçtikten sonra performans düşük olursa bu takdirde iş akdine son verilmesinin haklı bir gerekçesi olacağı, bunun dışında çok kısa çalışmalar sonucu performans belirlemelerinin inandırıcı olmadığı ve hakkaniyete de uygun olmadığı bu nedenle feshin geçerli, haklı ve hakkaniyete uygun nedenlere dayanmadığı gerekçesiyle işe iadeye karar verilmiştir.

Hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 18. maddesi uyarınca işçinin iş güvencesi hükümlerinden yararlanabilmesi için fesih bildirimin yapıldığı tarihte aynı işverene ait işyeri veya işyerlerinde fasılalı da olsa iş ilişkisine dayalı kıdeminin en az altı ay olması gerekir.

Dosya içeriğine göre, davacı işverence 7-24 şubat arasında bir eğitim programına alınmıştır. Buna ilişkin bir sözleşme yoktur. Belirtilen tarihler arasında, davacının ileride yürüteceği iş konusunda işverence belli bir mekanda eğitildiği, bu zaman zarfında fiilen çalışmadığı sabittir. Eğitim sonrasında SGK girişi 28.02.2009 tarihinde yapılmıştır. Söz konusu eğitimin sözleşme öncesi bir işveren bilgilendirmesi niteliğindedir. Yargılama sırasında dosya arasına alınan belgelere göre, bu eğitimi alan başka kişiler arasında, daha sonra işverenle sözleşme imzalamayan kişiler de olmuştur. Davacıya fiilen çalışması sırasında kullanacağı çanta, araç gibi ekipmanlar da SGK girişinin yapıldığı 28.02.2009 tarihinde teslim edilmiştir. Çalışma öncesi eğitim ile geçen bu dönem kıdemden sayılmamalıdır. İşçinin fiilen çalışması SGK kayıtlarında yer aldığı gibi 28.02.2009-20.08.2009 arası çalışmaya ilişkindir, bu durumda kıdemi 5 ay 12 gün ile 6 ayın altında kalmaktadır. Davacının işgüvencesinden yararlanma şartı gerçekleşmemiştir. İşe iade talebinin reddi gerekirken yazılı şekilde kabul edilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanunun 20.maddesinin 3.fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.)Yerel Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,

2.)Davanın REDDİNE,

3.)Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,

4.)Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 60.00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,

5.)Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.100.00 TL ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

6.)Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine kesin olarak 08.12.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.