(Kapatılan) 21. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2011/4667
- Karar No
- 2012/22737
- Karar Tarihi
- 10.12.2012
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Sigorta Hukuku
- Karar Sonucu
- BOZULMASINA
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2011/4667 E. , 2012/22737 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :... Mahkemesi
Davacı, 08/01/1980-15/08/1981, 20/04/1982-06/09/1983 ve 31/12/1983-01/06/1984 tarihleri arasında ... sigortalısı olduğunun ve 01/10/2008 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. K A R A R
1.Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2.Dava, davacının Kurum tarafından kabul edilmeyen 08/01/1980 ile 15/08/1981 tarihleri arasında, 20/04/1982 ile 06/09/1983 tarihleri arasında, 31/12/1983 ile 01/06/1984 tarihleri arasında Bağkur sigortalısı olduğunun tespiti ile 01/10/2008 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması ve ödenmesi gereken aylıklara reeskont faizi uygulanması istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, davacının 01/10/2008 tarihinden itibaren kendisine yaşlılık aylığı bağlanmasına, faizin 3 ay sonra başlatılmasına, ödenmesi gereken aylıklara yasal faiz uygulanmasına, karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 08/01/1980 tarihli giriş bildirgesi ile 28/12/1979 tarihinde başlayan oda kaydı gereğince sigorta tescilinin yapıldığı, 06/09/1983-31/12/1983 ve 01/06/1994-30/06/2008 tarihleri arasında vergi kaydının bulunduğu, Esnaf Sicil Kaydının 28/09/1984 tarihinde başlayıp devam etmekte olduğu, Madeni Sanatkarlar Odasında 28/12/1979-05/11/1999 tarihleri arasında kaydının bulunduğu, Oto Sanatkarları Esnaf odasında 22/03/1996 tarihinde başlayan kaydının devam etmekte olduğu, ...
3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 03/10/1980 tarih 1980/710 Esas ve 1980/525 Karar sayılı kararı ile davacının 15/08/1963 olan doğum tarihinin 15/08/1961 olarak düzeltildiği, davacının 18/09/2008 tarihinde tahsis talebinde bulunduğu ve talebinin yaş haddini doldurmadığı gerekçesi ile Kurum tarafından reddedildiği anlaşılmaktadır. 1479 sayılı Kanunun geçici 10/2-c maddesinde “23/05/2002 tarihini takip eden aybaşı itibariyle, kadın ise 20 tam yıl, erkek ise 25 tam yıl prim ödemiş olanlar ile prim ödeme sürelerinin dolmasına; 3 tam yıldan fazla, 4 tam yıl veya daha az kalan kadınlara 42 yaşını, 3 yıl 6 aydan fazla, 5 tam yıl veya daha az kalan erkeklere 46 yaşını doldurmaları ve talepte bulunmaları halinde yaşlılık aylığı bağlanır.” hükmü yer almaktadır.
Ayrıca, 1479 sayılı Kanunun 66. maddesi ile 5510 sayılı Kanunun 57 maddesinde yer alan düzenlemelere ve Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatlarına göre sigortalının ilk defa çalışmaya başladığı tarihten sonraki yaş tashihleri dikkate alınmaz. Bu nedenle davacının sigorta başlangıcından sonra yapılan yaş tashihinin dikkate alınması mümkün değildir.
Somut olayda; davacının sigortalılık başlangıç tarihi 15/08/1981 tarihi olup 01/06/2002 tarihi itibariyle 20 yıl 11 ay 20 gün sigortalılığı olduğundan 1479 sayılı Kanunun geçici 10/2-c maddesi gereğince 9000 gün prim ödemesinin bulunması ve 46 yaşını doldurması halinde emekli olabilecektir. Davacının 15/08/1981-30/06/2008 tarihleri arasında toplam 26 yıl 10 ay 15 gün prim ödemesi bulunmaktadır. Davacı 46 yaşını ise 15/08/2009 tarihinde doldurduğundan 18/09/2008 tarihindeki tahsis talebi gereğince davacıya yaşlılık aylığı bağlanması mümkün değildir. Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.