Aramaya Dön

(Kapatılan) 21. Hukuk Dairesi

Esas No
E. 2011/4874
Karar No
K. 2012/22707
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Sigorta Hukuku

(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi         2011/4874 E.  ,  2012/22707 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :... Mahkemesi

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 1978-1981, 01/04/1990-31/12/1991, 15/02/1997-01/10/1999, 01/03/2002/-31/12/2002 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R Dava, davacının 1.4.1990-31.12.1991 tarihleri arasında davalı ...'e ait ekmek fırını işyerinde çalıştığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece davacının 1.4.1990-31.12.1991 tarihleri arasında davalı ...'e ait ekmek fırını işyerinde çalıştığının tespitine karar verilmiştir.

Dosyadaki kayıt ve belgelerden davalı işyerinin uyuşmazlık dönemine ait dönem bordrolarının getirtildiği, davacının SGK’da bildiriminin davalı işyeri tarafından 1.4.1990 tarihinde yapıldığı, davacı ile davalının kardeş oldukları ve dinleniler tek bordro tanığının da tarafların kardeşi olduğu anlaşılmaktadır

Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı yasanın 79. maddesi bu tip hizmet tesbiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olgusu her türlü delille ispat edilebilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.

Somut olayda Mahkemece dinlenen tek tanığın bordro tanığı olmasına karşın hem davacının hem de davalının kardeşi olduğu, beyanlarının tarafsızlığı konusunda şüphelerin oluştuğu, işyerinin aileye ait işyeri olması karşısında her ne kadar davacının, davalı işyerinden kısmi bildirimi var ise de işyerinde işçi sıfatı ile çalışıp çalışmadığı, ayrıca çalışmasının davalı dönemin tümünü kapsayıp kapsamadığı konusunun yeterince açıklığı kavuşturulmadığı ve hizmet sözleşmesine bağlı çalışma olgusunun hiçbir tereddüte yer vermeyecek şekilde tespit edilemediği, bu tür davaların kamu düzenini ilgilendirdiği, resen araştırma yapılmasının gerekeceği gözardı edilerek eksik inceleme ve araştırma ile sonuca gidilmesi hatalı olmuştur.

Yapılacak ..., davanın kamu düzenini ilgilendirdiği de dikkate alınarak araştırmanın genişletilip uyuşmazlık döneminde davalı işyerine komşu olan ve çalışması bulunan komşu işyeri işverenleri ve bu işverenler tarafından çalışmaları Kuruma bildirilen kimseler zabıta marifetiyle belirlenip özellikle davacının işçi sıfatıyla ve hizmet akdinin zaman ve bağımlılık unsurlarına göre çalışıp çalışmadığını belirlemek için beyanlarına başvurularak, tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle çıkacak sonuca göre bir karar vermektir. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 10.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Sigorta Hukuku 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu K506 md.79
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.