(Kapatılan) 21. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2011/2952 E. , 2012/18533 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
..
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 01/07/2007-04/08/2008 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R
1.Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacının temyiz itirazlarının reddine,
2.Hüküm, İş Mahkemesinden verilmiştir. 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 8.maddesi hükmüne göre ise İş Mahkemelerinden verilmiş bulunan nihai kararların 8 gün içinde temyiz olunması gerekir.
Olayda hüküm davalı işyerinin huzurunda yüze karşı 30.6.2010 tarihinde verilmiş olup temyiz ise 11.11.2010 tarihinde vuku bulmuştur. Şu duruma göre davalı yan için temyiz süresi 8.6.2010 günü dolmuş olması karşısında davacının 11.11.2010 tarihli temyizine göre davada 8 günlük temyiz süresi geçmiştir. O halde, 1.6.l990 Tarih ve l989/3 E. 1990/4 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı da gözönünde tutularak davalı işverenin temyiz dilekçesinin süre aşımı yönünden reddi gerekmiştir.
3.Dava, davacının 1.7.2007- 4.8.2008 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulü ile 2007/7 de 23 gün, kasımda 25 gün. Ağustos,Eylül, Ekim, aralık ta 30 ar günden 168 gün, 2008 yılında Şubat 29, Haziran 12 gün Ocak,Mart ,Nisan Mayıs aylarında 30 ar günden 161 gün olmak üzere toplam 329 gün asgari ücretle kuruma bildirilmeyen sürelerde çalıştığının tespitine karar verilmiştir. Dosyadaki kayıt ve belgelerden davalı işyerinin 2.1.2008 tarihinde 506 sayılı Yasa kapsamına alındığı, uyuşmazlık dönemine ait dönem bordrolarının kısmen getirtildiği,davacının SGK kaydının ve hizmet cetvelinin dosya arasına alındığı anlaşılmaktadır
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı yasanın 79. maddesi bu tip hizmet tesbiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır.
Çalışma olusu her türlü delille ispat kazanabilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Somut olayda Kırkağaç C.Savcılığın 2009/127 hazırlık sayılı soruşturma dosyası kapsamında tanıklar ...'nın ve davacının amcası olan ...'ın “davacı ... kaza yaptığı 4.8.2008 tarihinden 2.5-3 ay önce sefam inşaatta amele olarak işe başladı, işine önem vermiyordu haftada 3-4 gün geliyordu kaza yaptıktan sonra işe gelmedi”yönündeki beyanları, yine yargılama sırasında kendi tanığı ve amcasının oğlu olan Aydoğan Turan'ın talimatla alınan ifadesinde davacının 2008 yılında işe girdiği yönündeki beyanı, ve davacının hazırlık dosyasında 4.2.2009 tarihli C.Savcısına verdiği ifadesinde “2007 10.ayında sigortalı olarak işe girdim” yönündeki beyanı ile davacının kaza yapması üzerine açılan soruşturmada davacının müfettişe verdiği ifadesinde “20 Kasım 2007 de davalı işyerinde işe başladım” yönündeki beyanları arasındaki aykırılıklar ve davacının dava konusu dönemde 16-21.11.2007de İmbat Madencilik yanında çalışmasının varlığı, davalı tanıklarının bu kadar uzun süreli çalışma olgusunu doğrulamadığı halde taraf tanıklarının beyanları arasındaki çelişki giderilmeden ve bu tür davaların kamu düzenini ilgilendirdiği, resen araştırma yapılmasının gerekeceği gözardı edilerek eksik araştırma ile sonuca gidilmesi hatalı olmuştur. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davalı kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:1-Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı işyerinin temyiz dilekçesinin süre aşımı yönünden REDDİNE,
2.Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlerden Sefam İnş. San. Tic. Ltd. Şti.'ye iadesine, 02.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.