(Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2011/3604 E. , 2011/7057 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 15.05.2008 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil veya tazminat istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın reddine dair verilen 30.11.2010 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 31.05.2011 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacılar vekili Av.... geldi. Karşı taraftan gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R
Davacılar, davalılardan ...’in malik olduğu 1 sayılı parseldeki F Blok 4 numaralı bağımsız bölümü 14.02.1999 tarihli sözleşmeyle satın alındığını, davalılara 11.000 Alman Markı ödeme yapıldığını, 1999-2008 yılları arası kredi taksitlerinin kendileri tarafından yatırıldığını, sözleşmede dönme cezasına ilişkin hüküm de bulunduğunu belirterek, taşınmazın tapu kaydının iptali ve adlarına tescilini, ikinci kademedeki istek olarak da şimdilik 10.000,00 TL’nin ödeme tarihinden faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiş, 18.05.2009 tarihli ıslah dilekçesinde talep miktarını 50.000,00 TL’ye yükseltmiştir. Davalı ..., sözleşmenin biçim koşuluna uygun yapılmadığını, taşınmazın mülkiyetinin istenemeyeceğini, davacının sadece ödediğini istirdat edebileceğini, davanın reddini savunmuş, diğer davalılar savunmada bulunmamıştır. Mahkemece, tapulu taşınmazın harici satışına değer verilemeyeceği, taşınmazı da davacılar kullanmakta olduğundan tapu iptali tescil ve istirdat istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacılar temyiz etmiştir.
Gerçekten, davada dayanılan 14.02.1999 tarihli sözleşme, adi yazılı düzenlenmiştir. Sözleşmenin konusu, tapuda kayıtlı bir taşınmazın satışına ilişkin bulunduğundan, Türk Medeni Kanununun 706. ve Borçlar Kanununun 213.maddelerine göre resmi şekilde düzenlenmemiş bu sözleşmeye dayanılarak mülkiyet aktarımı ve cezai şart istenemez. Ne var ki taraflar, geçersiz olan bu sözleşmeyle yekdiğerinin malvarlığına geçirdiklerini sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanarak talep edebilirler. Eldeki davada davacıların isteyebileceği, satış sebebiyle davalılara yapılan ödemeler, onların adına yatırdıkları kredi taksitleri ve yapılmışsa kanıtlandığı takdirde diğer ödemelerdir. Mahkemece yapılması gereken iş, dava tarihine uyarlamak suretiyle yapılan ödemelerin miktarını bilirkişiye hesaplatmak ve bu şekilde istemi hüküm altına almak olmalıdır. Dava, yasaya uygun düşmeyen bazı gerekçelerle yazılı olduğu şekilde tümüyle reddolunduğundan karar bozulmalıdır.