(Kapatılan) 21. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2012/9945 E. , 2012/14038 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş)Mahkemesi
Davacı, kesilen aylığının kesildiği tarihten itibaren tekrar bağlanmasına, aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. K A R A R
Dava, davacının boşandığı eski eşiyle birlikte yaşamaya devam etmesi ve muvazaalı boşanmış olması sebebiyle babasından almakta olduğu yetim aylığının kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptali ile kesildiği tarihten itibaren yeniden aylık bağlanması ve geriye dönük olarak istenen miktarlara yönelik işlemin iptali istemine ilişkindir.
Yerel mahkemece, kurumlardan gelen cevabi yazılardan ve talimat yoluyla ifadesi alınan tanık beyanlarından davacı ve eski eşinin boşanmalarından sonra eski eşin başka illerde çalışmak suretiyle ayrı yaşadıkları, zaman zaman müşterek çocukları ile davacının evinde bir araya geldikleri ancak bu durumun geçici sürelerle olduğu, davacı ve eşinin boşandıkları 1997 tarihinden yeniden evlendikleri 2009 tarihine kadar aynı çatı altında karı koca hayatı yaşamadıkları anlaşıldığından, davanın kabulü ile davaya konu kurum işleminin iptaline karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Hakkında verilen boşanma kararı kesinleşen davacıya 1967 yılında yaşamını yitiren sigortalı babası üzerinden 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu hükümlerine göre hak sahibi kız çocuğu sıfatıyla bağlanan ölüm aylığının boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığının belirlendiği gerekçesiyle davalı Kurumca gerçekleştirilen işlemle 21/10/2008 tarihi itibariyle kesilerek, 21/10/2008-19/10/2009 döneminde yersiz ödendiği ileri sürülen aylıklar yönünden borç tahakkuk işleminin tesis edildiği anlaşılmakta olup, mahkemece yapılan yargılama sonunda istem aynen hüküm altına alınmıştır. Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunun 56. maddesidir.
Somut olayda, davacı Ayancık Asliye Hukuk Mahkemesinin 04/04/1997 tarih ve 1997/64 E, 1997/58 K. sayılı ilamıyla boşanmıştır ve karar kesinleşmiştir. Davacıya babası nedeniyle 5434 sayılı Kanunun 66, 75 ve devamı maddeleri uyarınca yetim aylığı bağlanmıştır.
05/10/2009 tarihli kontrol memuru raporunda yer alan, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşayarak Kurumdan haksız menfaat temin ettiği yönündeki tespit üzerine yetim aylığı kesilerek, Kurumca, kanunun yürürlüğe girdiği 01/10/2008 tarihinden sonra, 21/10/2008 sonrası ödemeler borç kaydedilmiştir. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 59/2. maddesinde “Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarının görevleri sırasında tespit ettikleri Kurum alacağını doğuran olay ve bu olaya ilişkin işlemler, yemin hariç her türlü delile dayandırılabilir. Bunlar tarafından düzenlenen tutanaklar aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir.” hükmü yer almaktadır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davacı ve eşinin 1997 yılında boşanmalarından sonra 2009 yılında yeniden evlenmeleri boşandıktan sonra beraber yaşadıklarına dair karine olup, 05/10/2009 tarihli SGK Kontrol Memuru Raporunun ekinde bulunan çevre soruşturması neticesinde davacı ve eşinin boşanmadan sonra aynı çatı altında karı-koca gibi yaşamaya devam ettiklerinin tespit edilmiş olması, Doğanlı Köyü muhtarı...'ün tanık olarak alınan beyanlarında davacı ve eski eşinin bir arada karı koca gibi yaşadıklarını bildirmiş olmaları, söz konusu raporda davacı ve eski eşinin aynı adreste birlikte yaşamaya devam ettiklerinin bildirilmiş olması göz önüne alındığında davacı ve boşandığı eşinin fiilen birlikte yaşamaya devam ettikleri sabittir. 5510 sayılı yasının 59/2. maddesi gereğince Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları tarafından düzenlenen tutanaklar aksi sabit oluncaya kadar geçerli olup Kontrol Memuru Raporunun aksi ispat edilememiştir. Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulduğunda; davanın reddi gerekirken mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi; usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.