Aramaya Dön

(Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi

Esas No
E. 2010/11877
Karar No
K. 2010/13408
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi         2010/11877 E.  ,  2010/13408 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 30.05.2008 gününde verilen dilekçe ile intifa hakkı terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 20.05.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, intifa hakkının terkini istemiyle açılmıştır. Davalı, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, dava kabul edilmiştir. Hükmü, davalı temyiz etmiştir. Türk Medeni Kanununun 794.maddesindeki tanıma göre intifa hakkı; taşınır ve taşınmaz, hatta haklar ve bir mal varlığı üzerinde tesisi mümkün olan ve hak sahibine konusu olan şeyden yararlanma hakkı tanıyan, bir irtifak türüdür.

Taşınmaz mallar üzerindeki intifa hakkı, resmi senedin düzenlenerek tapuya tescili ile taşınırlar üzerinde ise, taşınır eşya zilyetliğinin intifa hakkı sahibine geçirilmesiyle kurulur. Alacaklar üzerinde intifa hakkı, hakkın temliki kıymetli evrakın teslimi suretiyle teessüs eder. Kuşkusuz, intifa hakkı ayakta bulunduğu sürece, üzerinde yüklendiği mülkiyet hakkını içi boşalmış bir duruma sokar. Bu hak kurulurken, hakka konu mal üzerindeki hak sahibinin yetkisi tamdır. İntifaya konu mal üzerinde, intifa hakkı sahibinin kullanma ve faydalanma yetkileri de daraltılamaz. İntifa hakkı, herkese karşı ileri sürülebilir. İntifa hakkı kurulurken, mülkiyet hakkı sahibinin kullanma ve yararlanma bakımından varolan yetkileri ne ise, intifa hakkı sahibi de o yetkileri kazanır.

Türk Medeni Kanununun 796.maddesine göre intifa hakkı, konusun tamamen yok olması ve taşınmazlarda tescilin terkini; yasal intifa hakkı sebebinin ortadan kalkması ile sona erer. Sürenin dolması veya hak sahibinin vazgeçmesi ya da ölümü gibi diğer sona erme sebepleri taşınmazlarda, malike terkini isteme yetkisi verir. Türk Medeni Kanununun 797.maddesine göre de intifa hakkı, gerçek kişilerde hak sahibinin ölümü, tüzel kişilerde kararlaştırılan sürenin dolması, süre kararlaştırılmamışsa kişiliğin ortadan kalkmasıyla sona erer. Yasanın 799.maddesi uyarınca da ancak, intifa hakkı sona erince hak sahibi hakkın konusu olan malı malike geri vermekle yükümlüdür. İntifa hakkına ilişkin bu genel açıklamalardan sonra somut olaya gelince;

Davacılar, üzerine intifa hakkı tesis edilen 1966 sayılı parsele tapuda 25.09.2007 tarihinde malik olmuştur. Dayandıkları vakalar ise, kendilerinin taşınmaza malik olmalarından önceki döneme ilişkin ve taşınmazın maliki ve davalıya intifa hakkı tanıyan, aynı zamanda da taşınmazda istasyon işletmeciliği yapan İlhami Vardı’dır. Davanın tarafları arasında “akaryakıt bayilik sözleşmesi” bulunmamaktadır. Bayilik ilişkisi davalı şirket ile dava dışı “.... Petrol Ltd.Şti.” arasındadır. Dolayısıyla, aralarında sözleşme ilişkisi bulunmayanlar bakımından Rekabetin Korunması Hakkındaki 4054 Sayılı Kanun hükümlerinin ve bu kanuna dayanarak Rekabet Kurulunun dikey anlaşmalara ilişkin 2002/2 numaralı tebliğin uygulanma olanağı yoktur. Mahkemece yapılan bu saptamalar bir yana bırakılarak, taraflar arasındaki ilişki hakkında 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanun hükümlerinden söz eden bilirkişi raporuyla bağlı kalınması doğru olmamıştır.

Az yukarıda söz edildiği üzere intifa hakkı, davalıya, hakka konu mal üzerinde hak sahibinin yetkilerini tanıdığından ve davalı bu hakkını herkese karşı ileri sürülebileceğinden, Türk Medeni Kanununun 1020.maddesi uyarınca tapu sicilinin aleniyeti kuralı gereğince, taşınmazdaki intifa hakkı şerhini görerek taşınmaza malik olan davacılar da davalıya tanınan intifa hakkı ile yükümlüdür. Hal böyle olunca, davanın reddi yerine somut olaya uygun düşmeyen ve uygulanması gerekmeyen yasa hükümlerinden bahisle kabulü doğru olmamıştır.Karar, açıklanan nedenlerle bozulmalıdır.

SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 03.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog