Aramaya Dön

(Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi

Esas No
E. 2010/11101
Karar No
K. 2010/11973
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi         2010/11101 E.  ,  2010/11973 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 29.03.2002 gününde verilen dilekçe ile ayni hak tesisi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 12.02.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... Hazer vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R

Kat irtifakı kurulmuş 6229 sayılı parselde bağımsız bölüm maliklerinden olan davacılar, 6228 sayılı parsel ortak alanına yapılmış havuzdan yararlanmaları için lehlerine intifa hakkı tesisini, havuza geçiş için de A/5 sayılı bağımsız bölüm kapısından geçiş hakkı tanınmasına karar verilmesini istemiştir. Davaya cevap veren davalılar ..., ..., ..., ..., ... ve ... davanın reddi gerekeceğini savunmuş, diğer davalılar savunmada bulunmamıştır.

Mahkemece, dava kabul edilmiş, 6228 sayılı parsel aleyhine 6229 sayılı parsel lehine 6228 sayılı parselin ortak alanında bulunan havuzdan 6229 sayılı parsel maliklerinin kullanma ve yararlanmaları yönünden ayni hak tesisine, A/5 numaralı villa kapısından havuza geçiş için geçit hakkı kurulmasına karar verilmiştir. Hükmü, davalılardan ... Hazer temyiz etmiştir.

Bilindiği üzere; Türk Medeni Kanununun 794.maddesi gereğince intifa hakkı, hak sahibine konusu üzerinde tam bir yararlanma yetkisi sağlayan ve tapu kütüğüne tescil ile kurulan, tescil işlemi tamamlanınca da herkese karşı ileri sürülebilen kişi ile sıkı sıkıya ilişkili haklardandır. Kanuni intifa hakları hariç (TMK m.495 vd) intifa hakkı, daima bir sözleşmeye dayanılarak kurulur. Taraflarına hak ve borçlar yükleyen bu sözleşmeyle intifa hakkı, sahibiyle malik hakkın konusu olan şeydeki yararlanmanın nasıl sürdürüleceğini kararlaştırabilir.

Somut olayda, davaya dayanak yapılan arsa sahipleri ile yüklenici arasındaki sözleşmenin üçüncü sayfası (ı) bendinde 6229 sayılı parsel sahiplerine 6228 sayılı parseldeki havuzdan yararlanma hakkı tanınanacağı kararlaştırılmış ise de hükmü temyiz eden davalı ... bu sözleşmenin tarafı değildir. Sözleşme, tapuya şerh edilerek kuvvetlendirilmediğinden, kayda sözleşmeden sonra malik olanlara karşı da ileri sürülemez. Davalı ... ’i bu sözleşmeyle bağlı saymak, onun mülkiyet hakkını orta yerde bağlayıcı bir sözleşme varmış gibi kısıtlama getirmek olanaksızdır. Yapılan bu saptamalara göre mahkemece davanın reddi yerine, davalı ...’i bağlayıcı bir sözleşme varmış gibi istemin hüküm altına alınması doğru olmamıştır.

Kabule göre de; HUMK’nun 389.maddesi uyarınca verilecek kararda tarafların hak ve mükellefiyetlerinin açıkça yazılması, kısaca kurulan hükmün yeni bazı uyuşmazlıklara sebebiyet vermemesi, infazının olanaklı bulunmasın gerekir. Oysa mahkemece kurulan hüküm, infaza elverişli bulunmamaktadır. İnfazı olanaksız biçimde hüküm tesisi de yasanın 389.maddesine aykırı olmuştur. Karar, açıklanan bütün bu nedenlerle bozulmalıdır.

SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ... yararına BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 02.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog