Aramaya Dön

(Kapatılan) 21. Hukuk Dairesi

Esas No
E. 2010/12342
Karar No
K. 2012/8507
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi         2010/12342 E.  ,  2012/8507 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, maluliyet oranının tespitiyle, 28/12/1999 tarihinden itibaren maluliyet aylığına hak kazandığının ve aylıklarının yasal faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. K A R A R

1.Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,

2.Dava, davacının 2/3 oranında malul olduğunun, 28.12.1999 tarihi itibariyle malullük aylığı almaya hak kazandığının ve maluliyet aylığının 28.12.1999 tarihinden itibaren muaccel olduğu tarihlerden itibaren yasal faizleri ile birlikte tahsili istemine ilişkindir.

Davacı vekili 21.7.2010 tarihli oturumda maluliyet aylıklarını yasal faizi ile birlikte atiye terk ettiklerini açıklamıştır. Mahkemece, davacının aylıkların tahsili ile ilgili talebi atiye terk edildiğinden bir karar verilmesine yer olmadığına, 2/3 oranında malul olduğu ve 1.2.2001 tarihinden itibaren maluliyet aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.

Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 28.12.1999 tarihinde malüliyet aylığı bağlanması için talepte bulunduğu, Kurumca 21.3.2001 tarihinde davacının çalışma gücünü 2/3 oranında kaybetmediğine karar verilerek aylık talebinin reddedildiği, Yüksek Sağlık Kurulunun 22.2.2008 tarih, 2007/2410 E., 16/173 K. sayılı kararı ile davacının Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü çerçevesinde çalışma gücünün 2/3 'ünü kaybetmemiş olduğundan malül sayılamayacağının tesbit edildiği, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulunun 10 Şubat 2010 tarihli, 1572 karar sayılı raporunda; davacının, SSK İzmir Eğitim Hastanesinin analiz formu düzenlediği 19.1.2001 tarihi itibariyle çalışma gücünün 2/3’sini kaybettiğinin belitildiği, buna göre Yüksek Sağlık Kurulu ile Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulunun raporları arasında çelişki oluştuğu, iki rapor arasındaki çelişkinin giderilmediği, Mahkemece Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu raporu dikkate alınarak karar verildiği anlaşılmaktadır.

Bu yönüyle davanın yasal dayanağı mülga 506 Sayılı Yasa nın 52, 53, 54 ve 5510 sayılı Yasa'nın 95. maddesidir. Anılan maddeye göre, ise;"Bu Kanun gereğince, yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, çalışma gücü kaybı, geçici iş göremezlik ödeneklerinin verilmesine ilişkin raporlar ile iş kazası ve meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücü veya çalışma gücü kaybına esas teşkil edecek sağlık kurulu raporlarının usul ve esaslarını, bu raporları vermeye yetkili sağlık hizmeti sunucularının sahip olması gereken kriterleri belirlemeye, usulüne uygun olmayan sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeleri düzenleyen sağlık hizmet sunucusuna iade ederek belirlenen bilgileri içerecek şekilde yeniden düzenlenmesini istemeye Kurum yetkilidir. Usulüne uygun sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeler ile gerekli diğer belgelerin incelenmesiyle; yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, vazife malullük derecesini, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu tespit edilen meslekte kazanma gücünün kaybına veya meslekte kazanma gücünün kaybı derecelerine ilişkin usulüne uygun düzenlenmiş sağlık kurulu raporları ve diğer belgelere istinaden Kurumca verilen karara ilgililerin itirazı halinde, durum Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanır.

Kural olarak Yüksek Sağlık Kurulunca verilen karar Sosyal Güvenlik Kurumunu bağlayıcı nitelikte ise de diğer ilgililer yönünden bir bağlayıcılığı olmadığından Yüksek Sağlık Kurulu Kararına itiraz edilmesi halinde inceleme Adli Tıp Kurumu aracılığıyla yaptırılmalıdır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 28.06.1976 günlü, 1976/6-4 sayılı Kararı da bu yöndedir. Somut olayda, Yüksek Sağlık Kurulunun 22.2.2008 tarihli raporu ile Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulunun 10.2.2010 tarihli raporu arasındaki çelişki giderilmeden eksik inceleme sonucu karar verilmesi hatalı olmuştur. Yapılacak iş, Yüksek Sağlık Kurulunun 10.2.2010 tarihli raporu ile Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulunun 22.2.2008 tarihli raporu arasındaki çelişkiyi Adli Tıp Genel Kurulundan alınacak rapor ile gidermek ve sonucuna göre karar vermekten ibarettir. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, sair hususların bilahare incelenmesine, 21.5.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk K506 md.95
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog