(Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2010/12887 E. , 2010/13688 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 20.09.2005 gününde verilen dilekçe ile alacak istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 25.10.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, 10.04.2005 – 10.04.2006 tarihlerini kapsayan kira dönemine karşılık peşin olarak ödenen 25.000,00 USD’nın kiralananın teslim edilmemesi nedeniyle isdirdatı istemine ilişkindir. Davalı, kira konusu otelin işletilmek üzere davacıya teslim edildiğini, davacının bir süre işlettiği oteli iradesiyle terk ettiğini, peşin olarak aldığı 20.000,00 USD’nın işletilen dönemin kira parası olduğunu, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, kesin mehil gereği yerine getirilmediğinden bahisle dava reddedilmiştir. Hükmü, davacı temyiz etmiştir.
Taraflar arasındaki 09.04.2005 tarihli kira sözleşmesinde, sözleşmenin 10.04.2005 – 10.04.2006 dönemini kapsadığı, kira bedelinin 52.000,00 USD olduğu anlaşılmaktadır. Gerçekten, Borçlar Kanununun 272.maddesi uyarınca, kiralayanın kiralananı işletmeye elverişli bir şekilde kiracıya teslim etmesi gerekir. Bu şekilde bir teslim varsa, yasanın 274.maddesine göre kiracı, kiranın tamamını vermekle yükümlüdür. Teslim maddi bir olgu olduğundan, tanık sözleriyle ispatlanabilir. Nitekim, taraflar teslim konusunda tanık deliline dayanmışlar, dinlettikleri tanıklar da duruşma tutanağına geçirilen beyanlarında bildiklerini anlatmışlardır. Kuşkusuz, tanık beyanlarını değerlendirme ödevi hakime aittir.
Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş, tanık beyanlarını irdelemek, davacının kiralanan oteldeki yararlanma süresini tespit etmek, yıllık kira parası da 52.000,00 USD olarak kararlaştırıldığından, davalının mahsupta haklı olduğu tutarı yararlanma süresine göre bulmak, yanlar arasında kiraya mahsuben yapılan ödeme miktarı 20.000,00 USD olduğundan bulunacak tutarı bu miktardan düştükten sonra varsa kalanına hükmetmek olmalıdır. Değinilen bu husus bir yana bırakılarak keşif suretiyle inceleme yapılması gerekmediği halde, davacıya kesin süre verilerek ve bu sürede kesin mehlin sonuçları yerine getirilmediğinden söz edilmek suretiyle davanın reddi doğru olmamıştır. Karar, açıklanan nedenle bozulmalıdır.