Aramaya Dön

(Kapatılan) 21. Hukuk Dairesi

Esas No
E. 2010/7218
Karar No
K. 2012/2034
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Sigorta Hukuku

(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi         2010/7218 E.  ,  2012/2034 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... 4. İş Mahkemesi

Davacı, davalılardan işverenlere ait işyerinde 15/07/1990-16/05/1992, 15/12/1993-31/12/1993 ve 01/01/1994-30/06/2001 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R

1.Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,

2.Dava, davacının 15/07/1990-16/05/1992 ve 15/12/1993-21/12/1993 tarihleri arasında davalı ... nezdinde, 01/01/1994-30/06/2001 tarihleri arasında Davalı N.. Ö.. nezdinde geçen ve kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, davacının kabulü ile hükümde yazılı şekilde karar verilmiştir.

Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa'nın 79. maddesi bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olgusu her türlü delille ispat kazanabilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527,30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.

Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davalı İ.. Ö.. adına kayıtlı 507302 sicil numaralı işyerinden 15/07/1990-16/05/1992 ve 15/12/1993-31/12/1993 tarihleri arasında , davalı N.. Ö.. adına kayıtlı 21008860 sicil numaralı işyerinden 25/05/1995-01/07/2001 tarihleri arasında çalışmasının bildirildiği, primlerinin kısmen ödendiği, davalı İ.. Ö..'in yemek salonu işinden dolayı 21/01/1987-31/12/1993 tarihleri arasında, davalı N.. Ö..'in yemek salonu işinden dolayı 03/01/1994-30/062001 tarihleri arasında vergi mükellefiyeti bulunduğu, bir kısım işçilik alacaklarının tahsili için davacı tarafından davalılar İ.. Ö.. ve N.. Ö.. aleyhine açılan ...

5.İş Mahkemesi'nin 2002/680 Esas, 2006/583 Karar sayılı dosyasında hükme esas teşkil eden bilirkişi raporunda davacının 15/07/1990-16/5/1992 ve 15/12/1993-31/12/1993 tarihleri arasında davalı İ.. Ö.. nezdinde ve 01/01/1994-30/06/2001 tarihleri arasında davalı N.. Ö.. nezdinde çalıştığının kabul edilmiş olduğu, kararın kesinleştiği anlaşılmaktadır.

Öncelikle, işçilik alacaklarına ilişkin davalar kurulan hüküm güçlü delil olmakla birlikte SGK nun bu davalarda davalı sıfatı bulunmadığından verilen karar kurumu bağlamamaktadır. Hizmet tespitine ilişkin davalar ise sosyal güvenlik hakkı ve kamu düzeni ile ilgili olduğundan hakim, kendiliğinden araştırma yapma yetkisine sahiptir. Bu yetki kapsamında, gerektiğinde tanık ve diğer deliller yoluyla doğrudan gerçeği bulma yükümü bulunmaktadır. Somut olayda yetersiz tanık beyanlarıyla sonuca gidilmiş olup, davacının çalışma olgusunun yeterli ve gerekli bir araştırmayla hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak sağlıklı bir biçimde belirlenmediği anlaşılmaktadır.

Yapılacak iş; davalı işyerine ait dönem bordrolarını ve işyeri dosyasını getirtmek, davalı işyerinin 506 sayılı Yasa kapsamına alınma tarihi ile tespiti istenen dönem içerisinde Kurum müfettişlerince yapılan bir inceleme olup olmadığını sormak, öncelikle davacının çalışma iddiasına konu dönemin tamamını kapsar biçimde bordro tanıklarını dinlemek, gerek görüldüğü takdirde Kurumdan sorulmak suretiyle veya zabıta araştırması ile tespit edilecek komşu işyerlerinde benzer işi yapan işlerle uğraşan işverenler veya bu işverenlerin resmi kayıtlarına geçmiş çalışanların beyanlarına başvurmak, davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınıp araştırma genişletilerek tüm deliller birlikte değerlendirilip, sonucuna göre karar vermekten ibarettir. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlerden N.. Ö.. ve N.. Ö..'e iadesine, 21/02/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Sigorta Hukuku 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu K506 md.79
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.