(Kapatılan) 22. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2013/17214 E. , 2013/17370 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, iş sözleşmesini bir kısım ücret alacaklarını alamaması sebebiyle haklı olarak feshettiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, yıllık izin, fazla mesai, bayram-genel tatil ve kıyafet ücreti alacağının faizleriyle birlikte davalıdan tahsilini istemiş, taleplerini bilirkişi raporu doğrultusunda artırarak ıslah etmiştir. Davalı, iş sözleşmesinin davacının devamsızlığı sebebiyle haklı sebeple feshedildiğini, ücret alacaklarının bordrolarla ödendiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının iş sözleşmesini haklı sebeple feshettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece verilen kararın, Dairemizin 2012/10475 esas, 2013/4 karar sayılı ilamı ile, “Somut olayda davacının, 17.06.2011 tarihli fesih bildiriminde, fazla mesai ücretlerinin ödenmediği, ücretinden kıyafet ücreti kesintisinin yapıldığı nedeniyle iş sözleşmesini fesh ettiğini ileri sürdüğü,davalının 28.06.2011 tarihli fesih bildiriminde devamsızlık olgusuna dayandığı, Mahkemece davacının fesih bildiriminin davalının devamsızlığa dayalı feshinden önce olduğu belirtilerek, davacının feshinden sonraki devamsızlık tutanaklarına itibar edilemeyeceğinden bahisle,iş sözleşmesinin davacı tarafından haklı nedenle feshedildiği kabul edilmiştir.Davacı tarafından gönderildiği belirtilen 17.06.2011 tarihli fesih bildiriminin davalıya ne zaman gönderildiği ve hangi tarihte tebliğ edildiği hususu dosya kapsamından anlaşılamadığı gibi hükme esas alınan bilirkişi raporunda dosyada bulunan kısmen imzalı ve tahakkuklar bulunan maaş bordroları ile banka hesap dökümlerinin karşılaştırılmasının yapılmadığı anlaşılmaktadır. Bu sebeple davacı tarafından davalıya gönderildiği iddia edilen fesih bildiriminin hangi tarihte gönderildiği ve tebliğ edildiği hususuna açıklığa kavuşturularak tüm dosya kapsamı, mevcut bordrolar ve banka hesap dökümleri incelenerek davacının fazla mesai ve genel tatil ücret alacağıının olup olmadığı belirlenerek sonucuna göre fesih hususunun tespiti gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.” gerekçesiyle bozulduğu, mahkemece bozma ilamına uyulduğu, bozma ilamı doğrultusunda araştırma yapıldığı, davacının fesih ihtarnamesinin davalıya 17.06.2011 tarihinde tebliğ edildiğinin tesbit edildiği, 25.03.2013 tarihli ek bilirkişi raporunda belirtildiği üzere, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile fazla çalışma ücreti hesabında tadilatı gerektirecek bir durum olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır. Karar davalı tarafından temyiz edilmiştir. Taraflar arasında davacının fazla mesai ücreti alacağının olup olmadığı noktasında uyuşmazlık söz konusudur.
1.Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2.Dosya içeriğinden, 2011/4,1-2010/11,10,9,8,7. aylarda imzalı ücret bordrolarında ve 2010/5,4,1-2009/11,10,9,8,5,4,3-2008/12,10,9,8,5,4,1-2007/12,10,8,5. aylarına ait imzasız ücret bordrolarında fazla mesai ücreti tahakkuku yapıldığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda sadece 2010/7,8 aylarında fazla mesai tahakkuku yapıldığı belirtilerek bu ayların hesaplama dışı bırakıldığı anlaşılmış olup, imzalı ücret bordrolarına göre fazla mesai ücreti tahakkuku yapılan yukarıda belirtilen süreler dışlanarak, imzasız ücret bordrolarında yapılan fazla mesai ücreti tahakkuklarının davacıya ödenip ödenmediği banka kayıtları incelenerek belirlendikten sonra, ödeme yapıldığının belirlenmesi halinde bu aylarında dışlanarak, yıllık izin kullanılan sürelerde hesaplama dışı bırakılarak, fazla mesai ücretinin miktarının belirlenmesi gerekirken eksik inceleme ile bozma ilamının gereği tam olarak yerine getirilmeden yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir.