(Kapatılan) 22. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/23441 E. , 2013/11485 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili davacının iş sözleşmesinin, fazla çalışma ücretlerinin tam olarak ödenmemesi, çalışma ortamının çalışan sağlığı açısından olumsuzluklar oluşturması sebepleri ile davacı tarafından haklı nedenle feshedildiğini belirterek kıdem tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarının tahsilini davalıdan talep etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir .
2.Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları şahit beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille sözkonusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille ispatlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda da ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır. Fazla çalışmanın yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkan dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan şahitlerin anlatımlarına değer verilemez.
Somut olayda davacı davalı işyerinde ikili vardiya sistemi olduğunu, haftanın altı günü 08:00-18:00 ile 18:00-08:00 saatleri arasında çalışıldığını belirterek fazla çalışma alacağını talep etmiştir.
Dosya içerisinde 2008/Mart, Nisan, Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül, Kasım, 2009/Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs, Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım, Aralık, 2010/Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim Kasım, Aralık, 2011/ Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs ve Temmuz aylarına ilişkin aylık çalışma çizelgeleri mevcuttur. Ancak hükme esas alınan bilirkişi raporunda şahit beyanları ve dosyada mevcut çizelgeler dikkate alınarak ortalama bir hesaplama ile davacının günde oniki saatlik iki vardiya şeklinde çalıştığı kabul edilerek fazla çalışma alacağı hesap edilmiş, haftalık çalışma çizelgelerinin olduğu dönemlerde bu çizelgelerin birebir uygulanmama sebebi açıklanmamıştır. Bu doğrultuda mahkemece haftalık çalışma çizelgelerinin olduğu dönemlerde, sadece bu çizelgelerin dikkate alınarak davacının fazla çalışma alacağının hesaplanması gerekir iken şahit beyanları ile ortalama bir hesaplama yapılması hatalı olup bu husus bozmayı gerektirmiştir.