(Kapatılan) 16. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2010/6591 E. , 2011/3994 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
KANUN YOLU : TEMYİZ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 111 ada 53 parsel sayılı 10297,65 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, ham toprak ve taşlık niteliğinde, tarım alanına dönüştürülmesi mümkün olan yerlerden olduğu belirtilerek Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ..., yasal süresi içinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli parselin kadastro tespitinin iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli parselin tarım arazisi olduğu ve davacı lehine 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesinde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yolu ile edinme koşullarının oluştuğu kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan değerlendirme dosya kapsamına uygun bulunmadığı gibi, araştırma, inceleme ve uygulama da hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Dava konusu taşınmazın doğusunda 111 ada 54 sayılı mera parseli bulunmaktadır. Keşif sonucu düzenlenen ziraatçı bilirkişi raporunda "çekişmeli taşınmazın eğiminin %15-20 arasında olduğu, tarım alet ve makinelerinin çalışmasını engellediği, taşınmazın zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığı" belirtilmiştir.
Çekişmeli taşınmazın sınırında bulunan mera parselinin kadim veya tahsisli mera olup olmadığı üzerinde durulmamış, taraf ve zilyetlik tanıkları dinlenmemiştir. Ayrıca zirai bilirkişi raporu ile keşif mahallinde dinlenen yerel ve tespit bilirkişilerin beyanları arasında da açık bir çelişki bulunmasına karşın bu çelişki giderilmeden, mahkeme gözlemi keşif tutanağına yazılmaksızın hüküm kurulmuştur.
Sağlıklı sonuca ulaşabilmek için; çekişmeli taşınmaza komşu parsellerin onaylı tutanak suretleriyle dayanağı olan belgeler getirtilip dosya ikmal edildikten sonra, mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, aynı yönteme göre tespit edilecek taraf ve zilyetlik tanıkları, tespit bilirkişileri ile önceki keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve 3 kişilik ziraat mühendisleri kurulu huzuruyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından, ne zamandan beri, ne suretle kullanıldığı, taşınmazın öncesinin mera, yaylak veya kışlak olup olmadığı, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması halinde imar ve ihyaya konu edilip edilmediği, imar ve ihyaya konu edilmiş ise, ihyanın hangi tarihte başlayıp, ne zaman bitirildiği etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, 3 kişilik uzman ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan çekişmeli taşınmazın toprak yapısı ile komşu taşınmazların toprak yapısının mukayese edilmesi suretiyle taşınmazın toprak yapısı ve niteliğini belirten komşu mera parseli ile arada ayırıcı doğal ya da yapay unsur bulunup bulunmadığı konusuna açıklık getiren ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, alınan beyanlar ile önceki keşifte dinlen mahalli bilirkişi ve tespit bilirkişi beyanları arasında çelişki ortaya çıktığı takdirde giderilmeye çalışılmalı, çekişmeli taşınmazın öncesinin mera olduğu sonucuna varıldığı takdirde meralar üzerinde sürdürülen zilyetliğin hukuken iktisap sağlayamayacağı gözetilmeli, fen bilirkişisine keşfi takibe imkan veren denetime elverişli kroki ve ayrıntılı rapor düzenlettirilmeli, taşınmazın dört tarafını çevreleyen fotoğrafları çektirilmeli, yan görünüş krokisi düzenlettirilmeli, mahkeme gözlemi de keşif zaptına aktarıldıktan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 04.07.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi..