(Kapatılan) 22. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2013/20663 E. , 2013/18802 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin davacının 22.09.2011 tarihinde davalı işyerinde satış destek sorumlusu olarak çalışmaya başladığını, yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmesinden faydalandığını, davacının yaptığı işin dışında başka bir işi yapmasının istendiğini, bu işi kendi işiyle birlikte yapmasının zor olacağının e-postalarda belirtildiğini, buna rağmen davacıya bu görevin verildiğini, davacının bu e-postalara cevap verdiğini ve davacıdan görevi açıkca yapmayacağını belirttiği gerekçesiyle savunmasının alındığını ve iş sözleşmesinin 17. madde uyarınca geçerli neden belirtilerek feshedildiğini, fesihte toplu iş sözleşmesi hükümlerine uyulmadığını, bu nedenlerle feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının 22.09.2011 tarihnde müvekkili şirkette çalışmaya başladığını, kendisine verilen iş tanımı içindeki görevini yapmaması ve yapmamakta ısrar etmesi üzerine 17. maddesine göre ihbar ve kıdem tazminatları ödenerek feshedildiğini, toplu iş sözleşmesinin 24. maddeye göre iş sözleşmesinin feshedildiğini, toplu iş sözleşmesinin 56. ve 57. maddelerinde düzenlenen ceza mahiyetinde iş sözleşmesi fesihleri ile toplu iş sözleşmesinin 24. maddesine göre 4857 sayılı İş Kanunu'nun 17. maddesine göre gerçekleştirilen iş sözleşmesi fesihlerinin farklı olduğunu, davacının üst amiri tarafından verilen görevi yapmıyacağını belirttiğini, davacının 16 gün eylemli olarak yapmadığı işi 16 gün sonunda yapmıyacağını belirttiğini, bu durumun davacının iş sözleşmesini haklı nedenle fesih gerekçesi olabileceğini, buna rağmen tazminatları ödenerek iş sözleşmesinin feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, büyük bir kısım fesih sebeplerine göre davacı işçinin savunmasının alınmadığı, feshin ve toplu iş sözleşmesinin biçimsel koşullarına uyulmadığını, bu nedenlerle haksız ve geçersiz olan feshin hukuki sonuçlarına göre davacının işe iade talebinin yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı Kanun’un 18. ve devamı maddeleridir. 4857 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
Yetersizlikten kaynaklanan nedenler; işçinin ortalama benzer işi görenlere göre daha az verimli çalışması, gösterdiği niteliklerden beklenenden daha düşük performansa sahip olması, işe yoğunlaşmasının giderek azalması, işe yatkın olmaması, öğrenme ve kendisini geliştirme konusunda yetersiz kalması, sık sık hastalanması, çalışamaz duruma getirmemekle birlikte işini gerektiği şekilde yapmasını devamlı olarak etkileyen hastalığa yakalanması ve uyum yeterliliğinin azalması gibi işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen sebeplerdir.
Objektif bir performans değerlendirmesi için, personelin görev tanımı ve performans değerlendirme kriterleri önceden saptanmalı ve işçiye tebliğ edilmelidir. Değerlendirme çalışanın görev tanımına, verimine, işverenin kurumsal ilkelerine, uyulması gereken işyeri kurallarına uygun olarak objektif ve somut olarak yapılmalı ve buna yönelik performans değerlendirme formları hazırlanmalıdır. İşyerine özgü çalışanların performanslarının değerlendirileceği, Performans Değerlendirme Sistemi geliştirilmeli ve uygulanmalıdır. Değerlendirmede işin gerektirdiği bilgi, beceri, deneyim gibi yetkinlikler, işyerine uygun davranışlar ve çalışandan gerçekleştirmesi beklenen iş ve kişisel gelişim hedefleri ile personelin bunları gerçekleştirme oranı esas alınmalıdır. Geçici nitelikte ve kısa süreli davranış ve sonuçlar değerlendirmede göz önünde bulundurulamaz. Dosya içeriğine göre, davacının 22.09.2011-13.07.2012 tarihleri arasında davalı işyerinde satış destek sorumlusu olarak çalıştığı,iş sözleşmesinin performansının düşük olması nedeniyle geçerli nedenle feshedildiğinin belirtildiği anlaşılmıştır.
Somut olayda, dosyada bulunan şirket içi yazışmalar incelendiğinde, amiri tarafından davacıdan raporlama işini yapmasının istendiği, davacının bu talebe olumsuz bir yanıt vermediği, aradan zaman geçtikten sonra şirket yetkilisinin davacıya raporlama ile ilgili durumun sorulduğu, davacının raporlama işini yapmak istemediğini belirttiği anlaşılmaktadır. Davacının kendisine verilen işi yapmadığı sabittir. Hal böyle olunca davacının iş sözleşmesinin fesih geçerli nedene dayanmaktadır.Bu gerekçe ile davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM
1.Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.Davanın REDDİNE,
3.Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4.Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 147,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5.Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.320,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6.Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine,kesin olarak 13.09.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.