(Kapatılan) 22. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2013/22343
- Karar No
- 2013/21219
- Karar Tarihi
- 09.10.2013
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- İş Hukuku
- Karar Sonucu
- BOZULMASINA
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2013/22343 E. , 2013/21219 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA : Davacı, sona eren toplu iş sözleşmesinin iş sözleşmesi hükmü olarak devam eden ikramiye, yakacak yardımı ve çocuk yardımına ilişkin işçilik haklarının 4857 sayılı İş Kanunu'nun 40. maddesi gereği zorunlu sebeple işin durması üzerine uygulanan ücretsiz izin süresinde ödenmeyeceğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; genel ekonomik kriz sebebiyle işverence ücretsiz izin uygulaması yapıldığını, bu süreçte işçilerden birinin ikramiye, yakacak ve çocuk yardımının ödenmesi için dava açtığını, mahkemece davanın kabul edildiğini ve müvekkilince yapılan temyiz talebinin kesinlikten reddedildiğini, 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunu'nun 60. maddesi gereğince bu davanın açılmasının zorunlu olduğunu, zira taleplerin fiili çalışmayla ilgili olduğunun tespiti gerektiğini ifade ederek söz konusu ücret eklerinin zorunlu sebeple işin durması süresince ödenmemesi gerektiğinin tespitini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili önceden kesin hüküm bulunduğunu, ayrıca davanın görülmesinde hukuki yarar bulunmadığını, davacının işyerinde kısa çalışma uygulaması bulunduğunu ve bu halde işçilere haklarının ödenmesi gerektiğini ifade ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak askı süresince belirtilen alacakların 4857 sayılı Kanun'un 40. maddesi gereğince ödenmemesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Temyiz: Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe: Taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava şartlarının bulunup bulunmadığı, sona eren toplu iş sözleşmesinin ikramiye, yakacak yardımına ilişkin hükümlerinin kısa çalışma ya da ücretsiz izin halinde de uygulanıp uygulanmayacağı noktasındadır.
Uyuşmazlık çözüme kavuşturulmadan önce hukuki altyapının ortaya konulmasında yarar bulunmaktadır.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 2822 sayılı Kanun’un 60. maddesinde, “Uygulanmakta olan bir toplu iş sözleşmesinin yorumundan doğan uyuşmazlıkta sözleşmenin taraflarından her biri 15 inci maddeye göre yetkili iş mahkemesinde yoruma ilişkin bir tespit davası açabilir. Mahkeme en geç iki ay içinde kararını verir. Kararın temyiz edilmesi halinde Yargıtay’ın ilgili dairesi, bozma söz konusu olan hallerde işin esasına ilişkin kesin kararını iki ay içinde verir. Kesinleşen yorum kararına uymayan taraf hakkında 80 inci madde hükmü uygulanır. Kişilerin, yorum kararına uyulmamasından doğan tazminat hakları saklıdır.” hükmü yer almaktadır.
Diğer taraftan tespit davası 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 106. maddesinde düzenlenmiştir. Anılan maddede, “Tespit davası yoluyla, mahkemeden, bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığının ya da yokluğunun yahut bir belgenin sahte olup olmadığının belirlenmesi talep edilir. Tespit davası açanın, kanunlarda belirtilen istisnai durumlar dışında, bu davayı açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yararı bulunmalıdır. Maddi vakıalar, tek başlarına tespit davasının konusunu oluşturamaz.” denilmektedir.
Aynı Kanun’un 114. maddesine göre; davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması dava şartları arasında sayılmıştır. Yine aynı Kanun’un 115. maddesi uyarınca da, “Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.” denilmektedir. Somut olayda, davacı tarafından sona eren toplu iş sözleşmesinin ücretsiz izne ayrılan işçilere uygulanmaması gerektiğinin tespitine karar verilmesi istenmiş ve dava da toplu iş sözleşmesinin tarafı olan işçi sendikasına karşı açılmıştır.
Görüldüğü üzere kanunla belirtilen istisnalar dışında tespit davası açılabilmesi hukuken korunmaya değer güncel bir yararın mevcudiyetine bağlıdır. Oysa görülen davada toplu iş sözleşmesinin yorumu davasının koşullarını bulunmadığı gibi davacı ileride işçiler tarafından kendisine karşı açılması muhtemel davaların önüne geçebilmek amacıyla tespit hükmü talep ettiğinden davacının bu davayı açmakta ve sonuçlandırmakta kanunun ifade ettiği şekliyle korunmaya değer güncel bir hukuki yararı bulunmamaktadır. Ayrıca belirtmek gerekir ki tespit talebi uygulanmakta olan bir toplu iş sözleşmesine ilişkin olmadığından davanın karşı tarafının işçi sendikası olması da mümkün değildir. Yukarıda açıklanan sebeplerle davanın 6100 sayılı Kanun'un 114/1-h ve 115/1-2 maddeleri uyarınca usulden reddedilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 09.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.