1. Hukuk Dairesi
1. Hukuk Dairesi 2009/3013 E. , 2009/4320 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : KEMALPAŞA 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 30/04/2008
NUMARASI : 2007/92-2008/138
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, miras bırakanları Ö.’in mirasçılarından mal kaçırmak amacıyla ve muvazaalı olarak dava konusu 941 parsel sayılı taşınmazını davalı gelinine satış gibi göstererek devrettiğini ileri sürerek ileri sürerek miras payları oranında tapu iptal ve tescil isteğinde bulunmuşlardır. Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, miras bırakan tarafından yapılan temliklerin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu gerekçesiyle tapunun iptali ile miras payları oranında davacılar adına tesciline karar verilmiştir. Karar, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi aporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü. Dava muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı pay oranında iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, miras bırakan tarafından davalıya yapılan temlikin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı, bedelsiz ve muvazaalı olduğu belirlenmek ve daha önceden diğer mirasçı E..tarafından açılan Kemalpaşa Asliye Hukuk Mahkemesinin 27.12.2002 gün 2001/41 Esas, 2002/1300 sayılı kararı ile temlikin muvazaalı olması nedeniyle geçersiz olduğunun belirlendiği, diğer taraftan davalının savunmasında sözünü ettiği harici sözleşmenin tüm mirasçıların katılımıyla düzenlenmediği için miras taksim sözleşmesi niteliğinde sayılamayacağı, o tarihte davalıya temlik nedeniyle terekeden çıkmış bulunan 941 parsel sayılı taşınmazdaki hakkından feragatin söz konusu olamayacağı, ayrıca bu tür bir beyanın işlemin özünde muvazaalı olduğu gerçeğini değiştirmeyeceği gözetilmek suretiyle davacıların payı oranında iptal ve tescile karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davalının işin esasına yönelik temyiz itirazları yerinde değildir.Reddine. Ancak, davacı S.A. karardan sonra 18.12.2008 tarihinde verdiği kimlik belgesi ile doğrulanan dilekçesi ile davadan feragat ettiğini bildirmiştir. Bilindiği üzere, feragat kesin hükmün sonuçlarını doğurur ve yargılamanın her aşamasında feragat mümkün olup karşı tarafın kabulüne bağlı değildir.(HUMK’nun 94 vd. md.leri)O halde, anılan feragat beyanı mahkemece değerlendirilmek üzere hüküm bozulmalıdır. Davalının temyiz itirazı bu yönü ile yerindedir.Kabulü ile kararın açıklanan nedenle HUMK’nun 428. md. gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 9.4.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.