(Kapatılan) 16. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2010/548 E. , 2010/6140 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: 5602 sayılı Kanun uyarınca 1960 yılında yapılan kadastro sırasında temyiz istemine konu 31 parsel sayılı 32.300 ve 71 parsel sayılı 47.500 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu belirtilerek Maliye Hazinesi adına, vergi kayıtları ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 33 parsel sayılı 5.168 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz..., 34 parsel sayılı 10.000 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ... ..., 35 parsel sayılı 12.400 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ..., 36 parsel sayılı 11.800 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ..., 37 parsel sayılı 14.200 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ..., 38 parsel sayılı 13.200 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz..., 39 parsel sayılı 18.900 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz..., 40 parsel sayılı 32.400 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ..., 41 parsel sayılı 7.400 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz..., 42 parsel sayılı 9.500 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz..., 57 parsel sayılı 45.800 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz..., 58 parsel sayılı 5.600 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ..., 59 parsel sayılı 4.800 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz..., 60 parsel sayılı 10.800 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ..., 61 parsel sayılı 17.800 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ..., 62 parsel sayılı 9.000 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ... v..., 64 parsel sayılı 30.700 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz..., 65 parsel sayılı 34.500,75 parsel sayılı 14.700 ve 88 parsel sayılı 25.640 metrekare yüzölçümlerindeki taşınmazlar ... ve 89 parsel sayılı 19.500 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise ... adlarına, belgesiz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 45 parsel sayılı 11.400 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ..., 46 parsel sayılı 6.800 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz... 47 parsel sayılı 5.400 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise... adlarına, tapu kayıtları ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 43 parsel sayılı 84.100 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, ..., ... ve... adlarına, 48 parsel sayılı 9.400 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ..., 49 parsel sayılı 26.900 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz..., 50 parsel sayılı 10.300 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ..., 52 parsel sayılı 5.000 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ..., 53 parsel sayılı 24.800 ve 56 parsel sayılı 66.500 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar ..., 54 parsel sayılı 12.900 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz..., 55 parsel sayılı 25.500 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ..., 84 parsel sayılı 9.600 ve 87 parsel sayılı 21.920 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar İsmail ..., 85 parsel sayılı 12.040 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ... ve 86 parsel sayılı 9.100 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise ... adlarına tespit edilmişlerdir. ... ilan süresi içinde ... ve arkadaşları, tapu kayıtlarına dayanarak tüm parseller hakkında, Hazine ise, kendi adına tespit edilen taşınmazlar dışında kalan parseller hakkında itirazda bulunmuşlardır. İtirazlar nedeniyle tutanaklar ve ekleri Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Yargılama sırasında ..., kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak 42 ve 43 parsel sayılı taşınmazlar hakkındaki davaya katılmıştır. Kadastro Mahkemesince 33 ila 51 parsel sayılı taşınmazlar hakkındaki davalar 1962/238 Esas sayılı dosyada, 52, 54, 55, 57, 58, 59, 60, 61 ve 62 parsel sayılı taşınmazlar hakkındaki davalar ise 1962/248 Esas sayılı dosyada birleştirilmiş, bu taşınmazlar hakkında esasa dair verilen karar Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin 24.09.1964 tarih 1964/4009 – 5372 ve 1964/4010 – 5367 sayılı ilamlarıyla bozulmuştur. Bozma ilamlarında özetle; "davacı tarafın tutunduğu tapu kayıtları ile tespite esas alınan tapu ve vergi kayıtlarının tesis ve tedavülleri ile birlikte getirtilmesi, tarafların sözünü ettikleri dava dosyalarının getirtilmesi, bundan sonra yapılacak keşifte tarafların dayandıkları kayıt ve belgelerin yöntemine uygun şekilde zemine uygulanması, fen bilirkişisinden kayıtların revizyon gördüğü tüm taşınmazları birlikte gösterir şekilde ayrıntılı ve birleşik harita alınması, kayıt kapsamlarının belirlenerek kapsam dışında kalan taşınmazlar yönünden zilyetlikle iktisap koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi" gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma ilamlarına uyulmak ve dava konusu tüm taşınmazlar hakkındaki davalar birleştirilmek suretiyle yapılan yargılama sonunda çekişmeli taşınmazların, tamamı 1920 pay hesabı ile toplam 1440 payının payları oranında davacılar adına, 42 ve 43 parsel sayılı taşınmazın geriye kalan 480 paylarının müdahil ... adına, 55 parsel sayılı taşınmazın geriye kalan 480 payının eşit hisselerle... ve...adına, temyize konu diğer taşınmazların ise geriye kalan 480'er hisselerinin tespit malikleri ve mirasçıları adına tesciline karar verilmiş hüküm; davalılar ... mirasçısı ... mirasçıları... ve ... mirasçıları ...ve müşterekleri, ... ... mirasçı ... ile ...ve müşterekleri, ... mirasçıları, ... mirasçısı... mirasçıları... mirasçıları,... mirasçıları, ... mirasçıları, ... mirasçıları, ... .... mirasçısı... mirasçıları, ... mirasçıları, ..., ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece, davacı ... mirasçılarının dayandıkları tapu kaydının dava ve temyiz konusu taşınmazları kapsadığı kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de yapılan inceleme ve araştırma hüküm vermek için yeterli bulunmamaktadır.
Davacı tarafın dayandığı Eylül 1310 tarih 35 sıra numaralı tapu kaydı doğu sınırını “... Köy Yeri, ... ... ve ...” olarak okumaktadır. Tapu kaydı açıkça “... Köy Yeri”ni sınır okuduğuna göre köy yerleşim yerinin tapu kaydının tesis tarihinde bulunduğu yer ile doğusunda ve güneyinde kalan arazilerin tapu kaydı kapsamında kaldığından sözedilemez. Tapu kaydı, bataklık arazi ve göl yerinden kurutularak oluşturulmuştur. ... ve bataklık arazi ise köy yerinin kuzeyinde ve kuzeybatısında bulunmaktadır. Tapu kaydında taşınmazın yüzölçümünün 80.000 dönüm olduğu belirtilmiş ise de köyün tüm arazisinin yüzölçümü anılan miktara ulaşmamaktadır. Hal böyle olunca tapu kaydında yazılı miktarın sağlıklı bir ölçüme dayanmadığı açıktır. Tapu kaydının sınırları belirgin olduğundan kaydın kapsadığı alanın miktarına değil sınırlarına göre saptanması gerekmektedir. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 20/B maddesi uyarınca tapu kaydının sınırları belirgin olsa dahi bu sınırlar içinde kalan yerlerin fiilen kullanılması halinde kayıt sahipleri adına tescili mümkün bulunmaktadır. Her ne kadar tapu kaydının iktisap sütununda göl yerinin kurutularak imar ve ihya edildiği yazılı ise de zeminde fiili durumda göl mevcut olup 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 16/C maddesi uyarınca kamunun yararlanmasına açık olan tabii göller tescile tabi değildir ve bu kabil yerler için oluşturulan tapulara da değer verilemez. Diğer taraftan, davacılar tarafından aynı tapu kaydına dayanılarak açılan ve halen derdest bulunan davaların bulunduğu da anlaşılmaktadır. Aynı tapu kaydına dayanılarak açılan davaların en azından tapu kayıtlarının kapsamının belirlenmesi amacıyla yapılacak keşfe kadar birlikte görülmesinde zorunluluk bulunmaktadır. Hal böyle olunca mahkemece öncelikle aynı davacılar tarafından ve aynı tapu kayıtlarına dayanılarak açılan ve derdest bulunan dava dosyaları birleştirilmeli, bundan sonra yöreyi iyi bilen yaşlı, tarafsız ve davada yararı bulunmayan başka köyler halkı arasından seçilecek mahalli bilirkişiler, jeolog, ziraatçi ve fen bilirkişileri ile taraf tanıklarının katılımıyla çekişmeli taşınmazlar başında yeniden keşif yapılmalı, yapılacak keşifte, yukarıda yazılı hususlar dikkate alınmak suretiyle tapu kaydının kapsamı tespit edilmeli, yerel bilirkişilerden davacı tarafın dayandığı tapu kaydının sınırları hususunda tek tek ve ayrıntılı bilgi alınmalı, yerel bilirkişi ve tanıklarca gösterilecek yerlerin fen bilirkişi rapor ve haritasında gösterilmesi suretiyle keşfi izlemeye olanak sağlar bir harita düzenletilmeli, jeolog ve ziraatçi bilirkişilerden çekişmeli taşınmazların öncesi, hali hazırdaki durumu ve jeolojik özellikleri konusunda ayrıntılı rapor alınmalı, davacıların dayandıkları tapu kaydının kapsamını belirlemek amacıyla yapılacak keşiften ve fen bilirkişinin tapu kaydının kapsamına ilişkin raporunu sunmasından sonra işin sürüncemede kalmaması için davaların tefrik edilerek görülmesinin gerekip gerekmediği değerlendirilmeli, kayıt kapsamının belirlenmesinden sonra her bir taşınmaz başında yeniden keşif icra edilerek çekişmeli taşınmazların öncesinin ne olduğu, üzerindeki zilyetliğin hangi tarihte başladığı, kimden kime ve ne surette intikal ettiği, bir kısım davalıların dayandıkları kayıt ve belgelerin çekişmeli taşınmazları kapsayıp kapsamadığı hususlarında yerel bilirkişi ve tanıklardan ayrıntılı ve olaylara dayalı bilgi alınmalı, davacı taraf tapusu kapsamında kalan yerler bulunması halinde sözü edilen taşınmazlar yönünden davalılar yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 13/B-c maddesi koşullarının oluşup oluşmadığı değerlendirilmeli, bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ve araştırmayla karar verilemez. Temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 19.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.