(Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2012/12099 E. , 2013/12744 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Bulancak Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R-
Davacı... vekili asıl davada, davalıların sürücüsü, işleteni ve zorunlu mali mesuliyet sigortacısı oldukları, müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu araçta gerçekleşen tek taraflı kazada...'ın yaralanarak daimi maluliyete uğradığını ileri sürerek tedavi gideri, bakıcı gideri ve maluliyet tazminatı olarak toplam 40.000 TL maddi tazminat ile 1.000 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 19.11.2007 tarihli dilekçe ile 2012/12099 2013/12744 tedavi giderlerine ilişkin taleplerini atiye bıraktıklarını bildirmiş, ...'ın 17.09.2006 tarihinde vefat etmesi üzerine anne ve babası tarafından açılan birleştirilen davada ise, davacılar çocuklarının desteğinden mahrum kaldıklarını ileri sürerek müteveffa...'ın tedavi masrafları için 500 TL, davacı ... için 7.500 TL, davacı ... için 7.000 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin aracı haricen sattığını, bu nedenle işleten sıfatının bulunmadığını, ayrıca müteveffa ile aracı kullanan ...'in arkadaş olmaları ve araca birlikte alkollü binmeleri nedeniyle tazminattan hakkaniyete uygun indirim yapılması gerektiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili, olayda müvekkilinin kusurlu olmadığını, ayrıca ölen ile müvekkilinin arkadaş olduklarını ve birlikte kusurun da bulunduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... şirketi vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, ayrıca olayda hatır taşıması ve müterafik ksuur bulunduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre; birleştirilen davada, taleple bağlı kalınarak 500 TL tedavi ve yol giderinin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, davacı ... için 7.000 TL, davacı ... için 7.500 TL destekten yoksun kalma tazminatının...'ın ölüm tarihi olan 17.09.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline (davalı ... şirketinin dava tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu tutulmasına), asıl davada, maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 7.128 TL maluliyet tazminatı ve bakıcı giderinin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline (davalı ... şirketinin dava tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu tutulmasına), davacıların bakiye 32.871,99 TL maddi tazminat taleplerinin feragat nedeniyle reddine, manevi 2012/12099 2013/12744 tazminat talebinin kabulü ile 1.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1.Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına, ayrıca bakıcı giderlerinin 6111 Sayılı Yasa ile getirilen değişiklikten sonra da halen sigorta şirketlerinin sorumluluğunda bulunmasına göre, davalı ... şirketi vekili ile davalı ... vekilinin tüm, davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davalı ... vekili yargılama aşamasındaki beyanlarında, desteğin hatır için taşındığını ve olayda müterafik kusuru bulunduğunu savunmuştur.
Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda BK.’nun 43. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Hâkim, tazminattan mutlaka indirme yapmak zorunda değilse de, bunun dahi gerekçesini kararında tartışması ve nedenlerini göstermesi gerekir. O halde mahkemece, bu savunma üzerinde durularak, taşımanın hatır için olup olmadığı, tarafların yakınlığı, varsa hatır için taşımanın kimin arzusu ve ne amaçla yapıldığı gibi olayın özel şartları göz önüne alınarak araştırma ve inceleme yapılması gerekmektedir. Somut olayda; Dosya ile ekli ceza dosyasındaki ifade tutanaklarının incelenmesine göre, müteveffa... ile davalı araç sürücüsü ...'in arkadaş oldukları ve olay günü de birarada oldukları anlaşılmaktadır. Davalı, ceza dosyasında alınan muhtelif beyanlarında, olay günü 2012/12099 2013/12744
Piraziz'den döndüklerini ve birlikte alkol adıklarını beyan etmiştir. Bu durumda, olayda hem hatır taşımasının var olduğu, hem de alkollü vaziyette yine alkollü olan sürücünün aracına binen müteveffanın kazanın oluşumunda müterafik kusurlu olduğu hususu anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, bu iki husus gözetilerek, hem hatır taşıması hem de müterafik kusur yönünden, belirlenen tazminattan takdir edilecek oranda hakkaniyete uygun olarak ayrı ayrı indirim yapılması gerekirken, yazılı şekilde davalının savunmasına itibar edilmeyerek karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.