1. Hukuk Dairesi
1. Hukuk Dairesi 2009/8746 E. , 2009/11989 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : KAHRAMANMARAŞ 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 31/03/2009
NUMARASI : 2003/463-2009/102
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı çekişme konusu 205, 209 ve 210 parsel sayılı taşınmazların kadastroca miras bırakanı H..’ın paydaşı olduğu tapu kaydına dayalı olarak kendi, davalı bayii E.. ve dışı kişiler adına tesbit edildiğini, dava dışı kişiler ve hazinenin itirazı üzerine kadastro mahkemesinde tesbite itiraz davası görüldüğünü ,dava devam ederken E..e’nin dayanak tapu kaydındaki payını kayden kendisine sattığını, ancak kadastro mahkemesince E..’nin kayda dayalı hakkı kalmadığı halde açılan dava reddedilip, tesbit gibi tescile karar verilip kesinleştiğini, E..’nin de payını davalıya muvazalı olarak temlik ettiğini, esasen E..’nin aklı melekelerinin zayıflamasından istifade edilerek kaldırıldığına ileri sürerek, tapu iptal ve tescili isteğinde bulunmuştur. Davalı bedelini ödeyerek satın aldığını bildirip davanın reddine savunmuştur.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. Dava, tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu 205, 209 ve 210 parsel sayılı taşınmazların kadastro sırasında T.sani 1930 tarih 4 nolu tapu kaydına dayalı olarak davacı H.. , bayi E.. ve dava dışı kişiler adına tesbit edildiği, Hazine ve üçüncü kişilerin tesbite itirazı üzerine kadastro mahkemesinin 1961/ 251 esas sayılı dosyasında görülen dava sonucunda hazinenin davasının görev nedeniyle kişilerin davasının ispatlanamadığı gerekçesiyle reddedilip tesbit gibi tescile karar verildiği, kararın derecaattan geçerek 15.9.1992 tarihinde kesinleştiği, 5.10.1992 tarihinde de tapuya tescil edildiği tespit maliklerinden E..’nin çekişmeli taşınmazdaki paylarını çap kaydı üzerinden 14.09.2001 tarihli akitle davalıya satış suretiyle temlik ettiği; anılan payları aynı zamanda kadastro mahkemesinde dava görülürken de, kadastro tesbitine revizyon gören T.sani 1930 tarih 4 nolu tapu kaydı üzerinden kadastro sonucu doğacak tüm hak ve vecibeleri ile davacı Hatice’ye de 23.10.1980 tarihli akitle sattığı anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere; kadastro davaları ilke olarak kadastro tutanağının düzenlendiği tarihten önceki haklara ilişkindir. 3402 sayılı Kadastro Yasasının 1. maddesinde yer alan temel kurala göre, kadastronun amacı taşınmazın kadastro tesbit günündeki hukuksal ve geometrik durumu saptamak ve o günkü hukuksal duruma göre gerçek hak sahibi adına hakkı belirlemek böylece Türk Medeni Kanunun öngördüğü tapu siciline oluşturmaktır. Diğer bir deyişle, 3402 Sayılı Yasanın 26. maddesi hükmü gereğince kadastro tutanağının düzenlenmesi gününden sonra doğan haklara ilişkin uyuşmazlıkların kadastro mahkemesinin görevi dışında bulunacağı açıktır. Oysa ,somut olayda davacı eski 766 sayılı yasanın 81.maddesi, yeni 3402 sayılı yasanın 40. maddesi gereğince çekişmeli payları Kadastro Mahkemesinde dava görülürken dava sonucunda doğacak tüm sonuçlarıyla birlikte kadastro tesbit gününden sonra satın almıştır. Bu durumda, uyuşmazlığın Kadastro Mahkemesinde çözümlenemeyeceği kuşkusuzdur. Öte yandan, dosya içeriği ve toplanan delillere göre aynı bayiiden çekişmeli payları satın alan davacıyı bilen ve bilmesi gereken konumda bulunan davalının Türk Medeni Kanunun 1023. maddesi koruyuculuğundan yararlanamayacağı da tartışmasızdır. Öyle ise, davanın kabul edilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle, yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir. Davacının temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenden ötürü HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 16.11.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.