1. Hukuk Dairesi
1. Hukuk Dairesi 2010/9786 E. , 2010/10517 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : SİNCAN 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ,
TARİHİ : 18/02/2009
NUMARASI : 2006/32-2009/150
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı,mülkiyeti Hazineye ait 824 parsel sayılı taşınmazın bir bölümünü, davalıların haklı ve geçerli bir neden olmaksızın yapılaşmak ve bahçe yapmak suretiyle işgal ettiklerini ileri sürerek elatmanın önlenmesi ve muhdesatın yıkımı isteğinde bulunmuştur. Katılan; çekişmeli taşınmazı davacı hazineden 10.03.1999 tarihli kira sözleşmesi ile 10 yıllığına kiralandıklarını belirterek, müdahale isteklerinin kabulü ile davalıların haklı ve geçerli bir neden dayanmayan müdahalelerinin önlenmesi ve muhdesatın yıkımını istemiştir. Davalılar, haksız ve yersiz açılan davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davacı ve A.Y. mirasçılarından A.Y.A.Y.ve Y.Y.tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve muhtesatın yıkımı isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillere; özellikle keşfen elde edilen teknik bilirkişilerin 21.09.2008 tarihli rapor ve ekli krokiye göre kayden davacı hazineye ait 824 parsel sayılı taşınmazın kısmen imara tabi tutulduğu ve yeni oluşan imar parsellerinden bir kısmının müstakilen hazineye özgülendiği, bazılarında ise hazinenin paydaş kılındığı,bazı imar parsellerinin ise hazine dışındaki kişilere özgülenmek suretiyle yeni geometrik ve mülkiyet durumlarının oluştuğu, imara tabi tutulmayan bölümün ise 824 parsel olarak hazine uhdesinde bırakıldığı ve bu bölüme M. M.M.A.M. A. haklı ve geçerli bir neden bulunmaksızın elattıkları belirlenmek suretiyle bu yöne ilişkin elatmanın önlenmesine ve muhtesatların yıkımına karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur.
Ancak, taşınmazın kuzeyinde yer alan ve bilirkişi krokisinde kırmızı kalemle kesik çizgilerle işaretlenen bölüm yönünden imar uygulaması sonucu yeni geometrik ve mülkiyet durumu oluştuğu ve böylece 824 nolu kadastral parselin bu bölüme ilişkin olarak hukuki varlığının sona erdiği sabittir.Ne var ki, imarla müstakil olarak hazineye özgülenen bölümler ile hazinenin paydaş kılındığı bölümler belirlenip bu yerlere elatılıp elatılmadığı ve üzerinde yapı olup olmadığı saptanmış değildir.
Hal böyle olunca, yukarıda değinilen hususlarda inceleme yapılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, infazda tereddüte yol açacak şekilde kadastral parsel üzerinden hüküm kurulması doğru olmadığı gibi, bazı bölümler imarla 3. kişilere verildiği halde bu bölümlerin kabul kapsamına alınması ve noksan soruşturma ile yetinilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir. Tarafların temyiz itirazları yerindedir.Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA,alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 18.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.