Esas No
E. 2009/11592
Karar No
K. 2009/12832
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku
Aramaya Dön
YARGITAY

1. Hukuk Dairesi

E. 2009/11592 K. 2009/12832 T.
Karar Sonucu BOZULMASINA
Resmî Atıf Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2009/11592, K. 2009/12832, T. 10.12.2009
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/11592
Karar No
2009/12832
Karar Tarihi
10.12.2009
Dava Türü
Hukuk
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

1. Hukuk Dairesi         2009/11592 E.  ,  2009/12832 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : AMASRA ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ,

TARİHİ : 02/02/2009

NUMARASI : 2008/44-2009/21

Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada;

Davacı Hazine, davalının kayden malik olduğu çekişmeli 1982 parsel sayılı taşınmazın tamamının kıyı kenar çizgisi içinde kaldığını, devletin hüküm ve tasarrufu altında kalan yerlerin özel mülkiyete konu olamayacağını ileri sürerek kıyı kenar çizgisi içinde kalan bölümün tapu kaydının iptali ile terkinine karara verilmesini istemiştir Davalı Belediye, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece; dava konusu taşınmazın tamamının kıyı kenar çizgisi kapsamında kaldığının keşfen saptandığı gerekçesiyle davalı Belediye adına olan kaydın iptali ile sicilden terkinine karar verilmiştir. Karar, davalı Amasra Belediyesi tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, çekişmeli taşınmazın kıyı-kenar çizgisine göre kıyıda kaldığı iddiasına dayalı tapu iptal ve sicilin kütükten terkini isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Dosya içeriğine ve toplanan delillere göre; çekişme konusu taşınmazın kadastro tespitinin 1959 tarihinde yapıldığı, tespite itiraz davasının 30.01.1963 tarihinde kesinleşerek tapuya tescil edildiği, 27.06.1996 tarihinde davalı belediye tarafından satış yoluyla iktisap edildiği ve davanın 30.04.2008 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.

Her nekadar, çekişmeli taşınmaz belirlenen kıyı-kenar çizgisine göre kıyıda kaldığı ve devletin hüküm ve tasarrufu altında ve kamu malı niteliğinde özel mülkiyete konu olamayacak (Anayasanın 43, 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 16/C maddesi gereğince) yerlerden olduğu keşfen saptanmış ise de; 25.2.2009 tarihinde kabul edilip, 14.3.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5841 Sayılı Yasanın 2. maddesi ile 3402 Sayılı Yasanın 12. maddesinin 3. fıkrasına eklenen "bu hüküm iddia ve taşınmazın niteliğine yahut Devlet ve diğer kamu tüzel kişileri dâhil tarafların sıfatına bakılmasızın uygulanır" ve 3. maddesi ile eklenen geçici 10. maddesinin " bu kanunun 12. maddesinin 3. fıkrası hükmü devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu iddiası ile yürürlük tarihinden önce açılmış ve henüz kesin hükme bağlanmamış olan davalarda dahi uygulanır" şeklindeki hükmü gözetildiğinde tescilin dayanağı olan ilamın kesinleştiği 30/01/1963 ile davaların açıldığı 30/04/2008 tarihleri arasında 3402 Sayılı Yasanın 12.maddesinde sözü edilen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olduğu ve davanın anılan yasa hükmüne tabi olduğu anlaşılmaktadır.

Hemen belirtilmelidir ki; kural olarak sonradan yürürlüğe giren yasa hükümlerinin ve İçtihadı Birleştirme Kararlarının kazanılmış hak (usulü müktesep hak) ilkesinin 28.6.1960 tarih, 21/9 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince istisnai niteliği gereği kesin hüküm halini almamış eldeki davalarda da gözetilmesi ve uygulanması gerekeceği tartışmasızdır.

Öte yandan, her davanın açıldığı tarihteki koşullara tabi olacağı ve 28.11.1997 tarih, 5/3 sayılı İçtihadı birleştirme kararı gereğince belirlenen kıyı kenar çizgisine göre davacının dava tarihi itibariyle davasında haklı olduğu gözetilerek yargılama giderlerinden ve bu giderlerden sayılan avukatlık ücreti ile harçtan davalının sorumlu tutulması gerekeceği izahtan varestedir. Hal böyle olunca, yukarıda açıklanan nedenler ve yasal düzenlemeler gözetilerek davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir. Davalı Belediyenin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlere hasren HUMK.'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA,10.12.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog