Aramaya Dön

(Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi

Esas No
E. 2011/8520
Karar No
K. 2012/1112
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi         2011/8520 E.  ,  2012/1112 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R-

Davacı (üçüncü kişiler), .... İcra Müdürlüğü’nün 2007/4702 sayılı Takip dosyasında ... Köyü’nde bulunan 227 sayılı Parsel üzerinde 24.11.2009‘da haciz yapıldığını ve bahçe üzerindeki portakal ürününün haczedildiğini, takip borçlusu ...’in anılan taşınmazdaki payını diğer hissedarlardan ...’e satış vaadi sözleşmesi ile devrettiğini, bunun tapuya şerh verildiğini, bahçedeki diğer ağaçlar ile meyvelerin ise diğer hissedarlara aitken ...’ya 02.11.2009’da satıldığını belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

Davalı (alacaklı) vekili, davacı ...’nın sunduğu satış sözleşmesinin adi nitelikte olduğunu ve üçüncü kişilere karşı ileri sürülemeyeceğini, davacı Recai’nin borçlunun payını satış vaadi sözleşmesi ile aldığını iddia ettiğini, ancak taşınmaz üzerindeki ürünün taşınmazın mütemmim cüz’i olmayıp bakımını yapıp yetiştirene ait olduğunu, bunun açısından da davanın reddi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

Davalı (borçlu), davayı kabul ettiğini, payını ağabeyi olan Recai Yüksel’e sattığını belirtmiştir.

Mahkemece toplanan delillere göre: “dava konusu haczin yapıldığı taşınmaz üzerinde ... dışındaki diğer davacıların hissedar olduğu, Tarım Müdürlüğü’nden gelen yazıların bir kısmının takip tarihinden sonra, diğerlerinin dava sırasında ...adına düzenlendiği, taşınmazdaki hissedarların bahçenin işletilmesi konusunda takip borçlusuna yetki verdikleri ancak bu durumun ürünün borçluya ait olduğu anlamına gelmeyeceği, mahcuzun borçluya ait olduğu yönünde hacizde beyanda bulunan köy muhtarının aynı zamanda dosyanın diğer borçlusu olduğu ve menfaat çatışması nedeni ile anlatımına itibar edilemeyeceği, ....’in dayandığı satış vaadi sözleşmesinin taşınmazın tapu kaydına haciz konulmasından sonra şerh verildiği, satın aldığı 1/16 paya isabet eden kısmın fiilen borçlu tarafından kullanıldığı, buna isabet eden ürüne ilişkin davanın reddi ile diğer ürünün ...’ya 02.11.2009’da satılmış olması nedeni ile buna ilişkin davanın kabulü gerektiği“ gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile takip borçlusuna isabet eden 1/16 pay oranındaki hacze yönelik istihkak iddiasının reddine geriye kalan hacze yönelik satış bedelinin davalı alacaklıdan alınarak payları oranında davacı üçüncü kişilere ödenmesine karar verilmiş; hüküm, bir kısım davacılar vekili ve davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1.Dosya içindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı alacaklı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2.Dava, üçüncü kişilerin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtıkları “istihkak” davası niteliğindedir. Dava konusu mahcuz, borçlu ile birlikte üçüncü kişi ... dışında kalan davacıların hissedarı olduğu taşınmaz üzerinde yetişmiş bulunan portakal ürünüdür. Haczedilen ürün tartılarak miktarı belirlenmiş, dava sonuçlanmadan satılarak paraya çevrilmiştir. Davacılardan bir kısmı hacze konu ürünü üçüncü kişi Hakan’a sattığını, ... da aldığını kabul ve beyan etmektedir. Bu durumda kendi paylarını satan hissedarların açılan istihkak davasında taraf sıfatının bulunup bulunmadığının öncelikle değerlendirilmesi gerekir.

Diğer yandan, hacze konu toplam ürün miktarı bellidir ve hissedarların paylarına isabet eden satış bedelinin bu miktar dikkate alınarak hesaplanması mümkündür. Bilirkişi ise eldeki ürüne değil, arazi üzerinden toplanması mümkün bulunan miktara göre hesaplamalar yapmış, Mahkeme de bu şekilde hazırlanan hatalı rapor doğrultusunda karar vermiştir. Yukarıda belirtilen hususlar dikkate alınmadan eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazılı biçimde karar verilmesi isabetli olmamıştır.

SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı üçüncü kişiler vekili ile davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3.kişilere ve davalı alacaklıya geri verilmesine 6.2.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk İİK md.96
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog