(Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2012/15133 E. , 2013/15979 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalılardan ... ve ... tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R-
Davacı vekili, davalıların işleteni, sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın kusurlu olarak sebebiyet verdiği trafik kazası sonucu müvekkilinin yaralandığını, uzun süre tedavi gördüğünü, tedavinin devam ettiğini, maddi ve manevi zararının oluştuğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, daimi sakatlık (iş göremezlik) olarak 10.000,00 TL., maddi tazminat ile 20.000,00 TL. manevi tazminatın davalılardan faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiş,03.08.2012 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 56.900,00 TL artırdığını bildirmiştir. Davalılar, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davanın kısmen kabulü ile müterafik kusur ve hatır taşıması bulunması nedeni ile 41.889,67 TL maddi tazminat ve 8.000,00 TL manevi tazminata kakar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalılardan ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
1.) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılardan ... ve ...'in tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2.)Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
a)2918 sayılı KTK.’nun 99/1. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın B.2.b. maddesi uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Sigortaya başvurulmadan dava açılması veya icra takibi başlatılması halinde ise bu tarihlerde temerrüt gerçekleşir. Mahkemece, dava dilekçesinde talep edilen 10.000.00 TL’ye dava tarihinden, ıslah ile artırılan kısmına ise, tüm davalılar yönünden ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmiştir.
Yukarıda açıklanan ilke ve alacağı doğuran sebebin esasen haksız eylemden kaynaklanmış olmasına göre, ıslah ile istenilen tazminat için de, aynı tarihten itibaren temerrüt faizi uygulanması gerekir. Zira, davalı ... şirketleri ile davacı arasındaki hukuki ilişki sözleşme ilişkisi değildir. Borcun nedeni haksız eylemdir. Yukarıda anılan hükümlere göre, davalı ... şirketleri bakımından temerrüt faizinin başlangıcını oluşturan ihbar yükümlülüğünde esas olan, zarar miktarı değil, kazanın ihbar edilmesidir. Kazanın ihbar edilmesiyle, zararın miktarını belirlemek sigortanın sorumluluğundadır. Bu itibarla, sigorta şirketlerine başvuru yapılması veya dava açılmasıyla; kaza, davalı ... şirketlerine ihbar edilmiş olacağından, anılan hükümlerde öngörülen koşullar yerine getirilmiş olacaktır.
Bu durumda mahkemece, davalı ... şirketlerine davadan önce usulüne uygun başvuru yapılıp yapılmadığı araştırılıp, yapılmış ise bundan 8 iş günü sonrasında, başvuru yapılmamış ise en erken dava tarihinde temerrüde düştüklerinin kabulü ile, tazminat alacağının tamamı için belirlenen temerrüt tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden ise olay tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
b)Mahkemece, davacının yolcu taşımaya uygun olmayan yöntemle motosiklete, kask takmadan bindiği, kazanın meydana gelmesinde müterafik kusuru bulunduğu gerekçesi ile Bk 44 gereğince indirim yapılmıştır. Ancak meydana gelen kazada davacı kol ve bacağından yaralanmıştır. Yaralanmanın kask takmama nedeni ile gerçekleşmediği göz önünde bulundurulmadan yazılı gerekçe ile BK 44 gereğince indirim yapılması doğru görülmemiş kararın bu nedenle de bozulmasına karar verilmiştir.