(Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2012/2843 E. , 2012/7550 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... Katılım Bankası A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı araca, davalıların maliki, sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın çarptığını, davalı sürücünün tam kusurlu olduğunu, aracın pert olması nedeniyle müvekkili tarafından sigortalısına 16.300 TL ödendiğini, sovtaj bedeli 9.858 TL'nin mahsubu ile bakiye 6.442 TL'nin TTK'nun 1301. maddesi gereğince ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ..., kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... ... Sigorta A.Ş. vekili, sorumluluklarının poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, kusur oranlarının ve tazminat miktarının bilirkişi marifetiyle tespit edilmesi gerektiğini bildirmiştir.
Davalı ... Katılım Bankası A.Ş. vekili, aracın müvekkili adına tescilli olmasına rağmen kazadan önce uzun süreli finansal kiralama sözleşmesi ile başka bir şirkete kiralandığını, müvekkilinin işleten sıfatının bulunmadığını belirterek müvekkili yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kabulüne, 6,442 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalı ... yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte ve poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm davalı ... Katılım Bankası A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava,
TTK'nun 1301. maddesinden kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir. 2918 sayılı KTK.nun hükümlerine göre trafik kaydı, işleteni kesin olarak gösteren bir karine değilse de, onun kim olduğunu belirleyen güçlü bir kanıt niteliğindedir. Ancak trafik kaydına rağmen işletenliğin 3. kişi üzerinde bulunmasını engelleyen bir yasa hükmü yoktur. Aynı yasanın 3. maddesinde "işleten, araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görünen veya aracın uzun süreli kiralama ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin olan kişidir. Ancak, ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse bu kimse işleten sayılır" şeklinde tanımlanmıştır. Aynı kanunun 85. maddesinde ise "Bir moturlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa moturlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde moturlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." hükmüne yer verilmiştir.
Bu yasal düzenleme karşısında kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, bu araçların sahipleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılmasının bir başka kimseye devir edilmesi halinde (çok kısa bir süre olmaması kaydıyla) artık üzerindeki fiili hakimiyeti kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda o aracı kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekip bunun sonucu olarak da araç malikinin sorumlu tutulmaması gerekecektir.
Gerek doktrinde gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında kiracının işleten sıfatının belirlenmesinde kira sözleşmesinin uzun süreli olması araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması gerekmektedir. Somut olayda, davalı ... Katılım Bankası A.Ş., kazaya neden olan aracı, dava dışı ... Turizm Ticaret ve Sanayi A.Ş.'ye 04/12/2007 tarihinde Üsküdar 16. Noterliği'nce tanzim edilen Düzenleme Şeklinde Finansal Kiralama Sözleşmesi ile kiralamıştır. Sözleşmede kira süresi 48 ay olarak belirtilmiştir.
Bu durumda mahkemece, davalı ... Katılım Bankası A.Ş. yönünden davanın pasif sıfat (husumet) yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.