1. Hukuk Dairesi
1. Hukuk Dairesi 2010/5645 E. , 2010/6499 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : URLA ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 29/12/2009
NUMARASI : 2007/181-2009/542
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, kayden maliki olduğu 862 parsel sayılı taşınmazına,komşu 863 parsel sayılı taşınmazın maliki olan davalının, taşınmazına ağaç dikmek ve kendisi tarafından duvar yapılmasına engel olmak suretiyle müdahale ettiğini ileri sürerek, elatmanın önlenmesi isteminde bulunmuştur. Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacı taşınmazına elatma olgusunun saptandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştri. Karar, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ... raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Ne varki, mahkemece hükme yeterli bir araştırma ve incelemenin yapıldığını söyleyebilme olanağı yoktur.
Bilindiği üzere; harita ve krokisi bulunan tapu kayıtlarına Medeni Kanunun 719, 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 20.maddesi uyarınca kapsam belirleneceği kuşkusuzdur. Ancak, böyle bir harita ve kroki yoksa veya uygulanabilir nitelik taşımıyorsa öncelikle tapu kaydının ilk tesisinden itibaren tüm gittileri ile birlikte Tapu Sicil Müdürlüğünden istenilmesi, gitti kayıtlarının yüzölçümlerinde veya sınırlarında bir değişiklik varsa dayandığı belgelerin incelenip,doğru ve yasal bir nedenin bulunup bulunmadığının araştırılması,doğru esasa dayanmıyorsa,ilk tesisindeki sınırlara itibar edilmesi,ayrıca uygulamada yararlanmak üzere varsa komşu taşınmaz kayıtlarının getirtilmesi, böylece yanların dayandığı, usulüne uygun olarak çıkarılmış tüm belgeler toplandıktan, dosya öteki yönlerden de keşfe hazır hale geldikten sonra yöreyi iyi bilen yaşlı ve yansız yerel bilirkişi veya bilirkişiler aracılığı ile uygulama yapılması, kayıtlardaki her sınır yerel bilirkişi veya bilirkişilerden sorulup arazi üzerinde tespit edilmesi;gerektiğinde sınırlar hakkında açıklayıcı doyurucu bilgiler alınması, bilinmeyen sınırlar yönünden taraflara tanık dinletme olanağının sağlanması, komşu taşınmaz kayıtlarının da aynı şekilde uygulanarak yerel bilirkişi ve tanık sözlerinin denetlenmesi gerekir. Öte yandan sınırlar değişebilir nitelikte ise veya tam olarak kapanmayıp açık yönler kalıyorsa, kayda değişmez sınırlarla bağlantı kesilmemek suretiyle miktarına göre kapsam belirlenmesi, ayrıca tapu fen memuru veya mühendisi sıfat ve yeteneğini taşıyan uzman bilirkişi veya bilirkişilerden keşifte saptanan bilgi ve bulgulara uygun ve uygulamayı tam olarak yansıtan, infaza elverişli rapor ve kroki alınması zorunludur.
Somut olaya gelince, 862 parsel maliki olan davacı, komşu 863 parsel maliki olan davalının taşınmazına müdahale ettiğini belirterek eldeki davayı açmış, davalı ise kadastro tarafından yapılan poligon noktalarının kaybolduğunu, sonradan İller Bankası tarafından poligon noktaları belirlendiğini,bundan kaynaklı kaymalar olduğunu belirterek davanın reddini savunmuş, yapılan keşif sonucu elde edilen bilirkişi raporlarında da kadastral ve imar poligonlarının bulunamadığı bildirilmiştir. Hal böyle olunca, yukarıda belirtilen ilkeler dikkate alınmak kaydıyla ve gerektiğinde tüm paftalar getirtilerek yapılacak keşif sonucunda bilirkişi kurulunca sabit noktaların bulunmasının sağlanması, ondan sonra takometrik aletle ölçüm yapılarak infaza elverişli rapor ve kroki alınması, elatma olgusunun mevcut olup olmadığının duraksamaya yer vermeyecek biçimde açıklığa kavuşturulması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik soruşturma ile yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir. Davalının, bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA,alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 7.6.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.