(Kapatılan) 16. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2010/379 E. , 2010/4533 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 609 ada 1 parsel sayılı 2162,53 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davacı ... adına tespit edilmiştir.
Davacı, yasal süresi içinde bu taşınmaz ile kuzeyinde bulunan 609 ada 177 sayılı parsel arasında yer alan ve ark olarak belirtilip kadastro harici bırakılan bölümün de 609 ada 1 sayılı parsele eklenmek suretiyle kendi adına tescili istemi ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişmeli 609 ada 1 sayılı parselin kadastro tesbitinin iptali ile teknik bilirkişinin 4.6.2009 tarihli rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen 750,83 metrekare yüzölçümlü tespit harici bırakılan bölüm eklenmek suretiyle 609 ada 1 sayılı parselin toplam 2913,36 metrekare olarak davacı ... Sarısoy adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, dava konusu edilen ve tespit dışı bırakılan yerin, kadastro sırasında davacı ... adına tespit edilen 609 ada 1 sayılı parselin devamı olduğu, davacı yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının gerçekleştiği kabul edilerek çekişmeli taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmiş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Davaya konu ve fen bilirkişisinin 04.06.2009 tarihli raporunda (A) harfi ile olarak gösterilen yer, kadastro sırasında ark olarak gösterilmiş ve bu bölüm hakkında tutanak düzenlenmemiştir. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 26. maddesi uyarınca Kadastro Mahkemesinin görevi Kadastro tutanağının düzenlenmesi ile başlar. Paftasında ark olarak belirtilip tespit harici bırakılan yerler hakkındaki uyuşmazlıklara bakmak Kadastro mahkemesinin görevi dışında bulunmaktadır. Hal böyle olunca, mahkemece çekişme konusu taşınmaz hakkında görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, davanın esasına girilerek yazılı olduğu şekilde karar verilmiş olması isabetsiz olup, davalı Hazinenin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 25.06.2010 gününde oybirliğiyle karar veridi.