Esas No
E. 2010/6339
Karar No
K. 2010/6734
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

1. Hukuk Dairesi         2010/6339 E.  ,  2010/6734 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : KOCAELİ 4. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ : 28/10/2009

NUMARASI : 2009/336-2009/396

Taraflar arasında görülen davada;

Davacı, kayden davalılara ait 118 ada 5 parsel sayılı taşınmazın tamamının kıyı-kenar çizgisi içerisinde kaldığını, özel mülkiyete konu olamayacağını ileri sürerek, tapu iptali ve tescil harici bırakılmasını istemiştir. Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.

Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen kararın, Dairece onanması üzerine, davalıların karar  düzeltme isteği üzerine;"davanın hak düşürücü süre nedeniyle karar verilmesi gerektiği" gerekçeleri ile bozulmuş, hükmüne uyulan bozma ilamı üzerine yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar  verilmiştir. Karar, davacı vekili  tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi  . .. raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. 

Dava, çekişme konusu taşınmazın kıyı kenar çizgisine göre kıyıda kaldığı iddiasına dayalı tapu iptal isteğine ilişkin olup, mahkemece; 3402 Sayılı Yasa’nın 12. maddesinde 5841 Sayılı Yasa ile yapılan değişiklik gözetilmek suretiyle davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davacının bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine,   Ancak, hemen belirtilmelidir ki, bir taraf, dava açıldığı andaki mevzuata ve içtihat durumuna göre davasında haklı olup da, dava açıldıktan sonra yürürlüğe giren (geçmişe etkili) yeni bir yasa hükmü ya da yeni bir İnançları Birleştirme Kararı gereğince davayı kaybederse, davada haksız çıkmış olmasına rağmen, yargılama giderlerinden sorumlu tutulmaz.  Anılan bu kural yasal ve yargısal uygulamada kararlılık kazanmıştır. (Baki Kuru, Hukuk Usulü Mahakemeleri 5. Cilt, sayfa 5338, dipnot 159;

10.H.D. 21.12.1976, 8770/8739 ve dipnot 160:

5.HD 12.09.1977, 5445/5655 dipnot 161:

10.HD 24.02.1976, 6296/1297)    Ayrıca, her dava açıldığı tarihteki koşullara bağlıdır. Öte yandan avukatlık ücreti 29.5.1957 tarih ve 4/16 sayılı İnançları Birleştirme Kararı uyarınca yargılama giderlerinden sayılır. Davacı Hazine, temyiz dilekçesinde sair nedenlerden söz etmek suretiyle bu hususa. Değinmiştir   Hal böyle olunca,  somut olayda mahkemece yapılan keşif sonucu çekişmeli bölümün kıyı kenar çizgisine göre kıyıda kaldığı ve dava tarihinde davacı Hazine’nin haklı olduğu anlaşıldığına ve yargılama sırasında yürürlüğe giren 5841 Sayılı Yasa gereğince dava reddedildiğine göre davalının tüm yargılama giderlerinden maktu harçtan ve avukatlık ücretinden sorumlu tutulması gerekirken, aksine yazılı düşüncelerle yazılı olduğu üzere hüküm kurulması isabetsizdir.    Davacı Hazine’nin yukarıda değinilen yargılama giderleri ve avukatlık ücreti ve harç açısından temyiz itirazı yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlere hasren HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 10.6.2010 tarihinde oybirliğiyle karar  verildi.  

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk K3402 md.12
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog