1. Hukuk Dairesi
1. Hukuk Dairesi 2010/3828 E. , 2010/7016 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ANTALYA 8. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ,
TARİHİ : 18/11/2009
NUMARASI : 2007/242-2009/401
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, ortak miras bırakan M.’in 1394 ada 14 parsel sayılı taşınmazını oğlu ve davalıların mirasbırakanı olan A.’e satış suretiyle temlik ettiğini, ancak yapılan işlemin diğer mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürüp, tapu iptali ve miras payları oranında tescil isteğinde bulunmuşlar; bilahare çekişmeli taşınmazdaki 2 nolu bağımsız bölümle ilgili davalarını atiye bıraktıklarını bildirmişlerdir. Davalılar, iddiaların doğru olmadığını, mirasbırakanları A.’in çekişmeli taşınmaz karşılığında kök miras bırakan M. K.’inde bulunan 6 nolu bağımsız bölümünü sattığını ve ayrıca mirasbırakana bedel ödediğini belirterek, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, 2 nolu bağımsız bölümle ilgili olarak davacının davasını atiye bıraktığı anlaşıldığından bu bağımsız bölümle ilgili karar verilmesine yer olmadığına, diğer 1,3,4,5 ve 6 nolu bağımsız bölümler bakımından ise tapu kayıtlarının iptali ile tapuların miras payları oranında adlarına tesciline karar verilmiştir.
Karar, davalılar vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 15.6.2010 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vekili Avukat E.Ö. ile temyiz edilen vekili Avukat B. Ç. geldiler duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi ...tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü: Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece; çekişmeli 2 nolu bağımsız bölüm ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına, diğer bağımsız bölümler hakkındaki davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillere göre; tarafların kök miras bırakanı M.D.’ın oğlu olan davalıların murisi A.’e yaptığı temlikin, mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu belirlenmek ve bu olgu benimsenmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmiş olmasında kural olarak bir isabetsizlik yoktur. Bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir, reddine.
Ancak, miras bırakanın temlik yaptığı sırada çekişmeli taşınmazın kayden ev ve tarla vasfında olup, üzerinde bir takım muhdesatlar bulunduğu; ne var ki temellük edildikten sonra davalı tarafın 6 adet bağımsız bölümlü bina inşa ettikleri ve kat irtifakı tesis edilerek çekişmeli bağımsız bölümlerin meydana geldiği dosya kapsamı ile sabittir.
O halde, taşınmazın temlik tarihindeki mevcut niteliği itibariyle üzerindeki muhdesatlarla birlikte dava tarihindeki değerinin saptanması ve üzerine bina yapılıp kat irtifakı kurulan 2 nolu bağımsız bölüm hariç diğer bağımsız bölümlerin de ayrı ayrı değerlerinin tespit edilmesi, anılan değerler arasında bir oranın kurulması, dava tarihindeki belirlenen değerden davacıların payına tekabül eden oran miktarıyla bağımsız bölümlere yansıtılmak suretiyle davanın kabul edilmesi gerekirken, yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Davalıların, değinilen yöne ilişkin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile, hükmün açıklanan nedenden ötürü HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 24.12.2009 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden vekili için 750.00.-TL. duruşma avukatlık parasının temyiz edilenden alınmasına, 15.6.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.