(Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2011/11030 E. , 2012/4368 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline ait ve davalıya kasko sigortalı aracın kaza sonucu hasarlandığını, davalının pert olan araç değerinin tamamını ödememesi nedeni ile yapılan icra takibine davalı itiraz ettiğinden itirazın iptali ile inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; davanın kısmen kabulü ile, davalının Manisa 1.icra Müdürlüğü'nün 2010/3086 Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın 4.500 TL asıl alacak, 22.50 TL işlemiş faiz, 112,71 TL ihtar gideri toplamı olan 4.635,21 TL yönünden yaptığı itirazın iptaline, fazlaya dair ve inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Dava, trafik kazası nedeniyle kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Kasko sigortası genel şartlarının 3.3.1.2. maddesi ilmeden araç sahibine sigorta tazminatı ödenmez. Değeri tamamen ödenen araç ve aksamı, talep ettiği takdirde sigortacının malı olur.
Davalının, Beyoğlu 5. noteri aracılığı ile davacıya gönderdiği 5.4.2010 tarihli ihtarı üzerine davacı tarafından 29.6.2010 tarihinde aracın trafikten çekildiğine dair çekme belgesinin alınmış olmasına ve aradan kısa sayılacak nitelikte süre geçmiş bulunmasına göre davacının istemi de dikkate alınarak hurdanın davalı tarafta kaldığının kabulü ile davacıya gerçek zararının ödenmesi gerekirken aksi düşünceyle yazılı şekilde karar verilmesi isabetli değildir.