Esas No
E. 2012/8941
Karar No
K. 2012/9720
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
İcra İflas Hukuku

1. Hukuk Dairesi         2012/8941 E.  ,  2012/9720 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : FETHİYE 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ : 15/06/2011

NUMARASI : 2009/238-2011/702

Yanlar arasında görülen elatmanın önlenmesi ve yıkım davası sonunda, yerel mahkemece  davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi,  Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;  Dava, imar parseline elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerine ilişkindir. Mahkemece; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Dosya içeriği ve toplanan delillerden; dava konusu 290 ada 3 parsel sayılı taşınmazın 15.03.2004 tarihinde imar uygulaması suretiyle oluştuğu ve davacılardan M.A.’in imar ile diğer davacı A.’ın ise satış suretiyle kayden paydaş bulundukları, noksanın tamamlanması yoluyla getirtilen kayıtlardan da, karardan sonra davacı M. A.’in diğer davacının payını temellük ederek taşınmazın tamamının maliki haline geldiği; taşınmazın evveliyatı olan parsellerden 10 ada 10 sayılı kadastral parselin paylı mülkiyet üzere olduğu, çok sayıda paydaş mevcutken, taşınmazın şuyulandırmaya tabi tutularak çekişmeli parselle birlikte çok sayıda imar parselinin oluşturulduğu anlaşılmaktadır.

Davacı taraf, kayden maliki oldukları 290 ada 3 parsel sayılı taşınmaza davalının baraka yapmak ve ruhsatsız temel atmak suretiyle müdahale ettiğini ileri sürerek eldeki davayı açmış; davalı ise, şuyulandırma öncesinde dava dışı paydaşlardan harici satın alma savunmasında bulunmuş; mahkemece bu savunma üzerinde durulmaksızın neticeye gidilmiştir.

Bilindiği üzere; yasal ayrıcalıkların dışında ayrılmaz parçanın (mütemmim cüz'ün) mülkiyeti ve buna bağlı olarak tasarruf hakkı üzerinde bulunduğu arza bağlıdır. Bu husus M.K.nun 684. maddesinde açıkca vurgulanmıştır. Ne var ki, yürürlükten kalkmış olan 6785 sayılı yasanın l605 sayılı yasa ile değişik 42/c ve halen yürürlükte bulunan 3l94 sayılı imar yasasının l8. maddelerinde özel hükümler getirilmek suretiyle ayrılmaz parça (mütemmim cüz) olan yapı ile arz arasındaki hukuki ilişki kesilmiş bazı durumlarda yapı,  üzerinde bulunduğu yerin malikinden başkasına bırakılarak imar parsellerinin oluşturulabileceği öngörülmüştür. Böylece yapıların bedelleri ilgili parsel sahiplerince yapı sahibine ödenmediği veya aralarında bu yönde bir anlaşma yapılmadığı yada ortaklığın giderilmesi davası açılmadığı sürece bu yapıların ömürlerini dolduruncaya kadar eski sahiplerine kullanma imkanı sağlanmıştır. Öte yandan, zeminin maliki olan kişinin taşınmazı bizzat kullanma yetkisi sınırlanmış, ayrılmaz parça (mütemmim cüz) durumunda olan yapı üzerinde tasarruf etme gücü özel yasa ile kısıtlanmıştır.  298l sayılı Yasanın 3290 sayılı Yasa ile değişik l0/c maddesi de aynı doğrultuda hüküm getirmiştir. Gerçekten, bir kimse kendisine veya yasanın himaye ettiği bir hakka dayanarak üçüncü bir şahsa ait bir taşınmaz üzerine ayrılmaz parça (mütemmim cüz) niteliğinde yapı inşaa etmiş imar uygulaması sonucu bu yer davacıya ait imar parseli içerisinde kalmış ise, kendi arzu ve iradesi dışında idari kararla oluşan bir durum söz konusu olduğundan kusurlu sayılamaz. İşte bu nedenle yukarıda değinildiği gibi yasa koyucu imar parseli malikine karşı yapı sahibini koruma zorunluluğunu duymuştur. 

Somut olayda, davalının gerçekten de imar uygulaması öncesi kadastral parselin paydaşlarından harici alıma dayalı olarak yapılandığını kanıtlaması halinde, 3194 Sayılı Yasanın 18. maddesinin uygulanması gerekeceği kuşkusuzdur. Ne var ki, bu konuda yeterli araştırma ve inceleme yapıldığını söyleyebilme olanağı yoktur.

Hal böyle olunca, yukarıda değinilen ilkeler gözetilmek suretiyle, taraf delillerinin toplanarak, özellikle davalının sunduğu harici gayrımenkul satış sözleşmelerinin hangi taşınmaza ilişkin olarak ve hangi paydaş veya paydaşlar veya mirasçılarıyla düzenlendiğinin açıklığa kavuşturulması, yerinde uygulama yapılarak davalının yapılandığı yerin, imar öncesi hangi kadastral parselde kaldığının saptanması ve çekişmeli binaların imar öncesi mi, yoksa sonrası mı yapıldığının kuşkuya yer bırakmayacak biçimde tespit edilmesi, toplanan ve toplanacak olan deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, noksan soruşturmayla yetinilerek yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir. Davalının temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile, hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 20.09.2012  tarihinde oybirliğiyle karar  verildi.  

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK İcra İflas Hukuku K6100 md.3 K3194 md.18 K6785 md.8 K1086 md.428
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.