1. Hukuk Dairesi
1. Hukuk Dairesi 2012/9197 E. , 2012/9794 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : LÜLEBURGAZ 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 25/12/1996
NUMARASI : 1996/214-1996/878
Yanlar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar bir kısım davacılar M., N. ve H. tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve miras payı oranında tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılardan M., N. ve H. tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, 26.12.1995 tarihinde ölen miras bırakan S. oğlu A. B.’ın maliki olduğu 977, 2525, 3135, 3203, 3345, 3361 ve 4466 parsel sayılı taşınmazları 18.05.1987, 23.11.1987 ve 02.12.1988 tarihli resmi akitlerle, torunu olan dava dışı R.oğlu A. B.’a satış suretiyle temlik ettiği, onun tarafından da 01.07.1991 tarihli resmi akitle yine satış suretiyle davalı M. V.’na temlik edildiği, davacılar miras bırakan tarafından yapılan temliklerin muvazaalı ve mal kaçırma amaçlı olduğu iddiası ile eldeki davayı açmışlardır. Hemen belirtilmelidir ki, çekişme konusu taşınmazlardan 3135 parsel sayılı taşınmazın hükümden sonra 16.10.2009 tarihinde dava dışı N. K.’ya temlik edildiği anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere; dava açıldıktan sonrada sınırlayıcı bir neden bulunmadığı takdirde dava konusu malın veya hakkın üçüncü kişilere devredilebilmesi tasarruf serbestisi kuralının bir gereği, hak sahibi veya malik olmanın da doğal bir sonucudur.Usul Hukukumuzda da ayrık durumlar dışında dava konusu mal veya hakkın davanın devamı sırasında devredilebileceği kabul edilmiş HUMK.nun 186.maddesinde (6100 sayılı HMK’nun 125. maddesi) dava konusunun taraflarca üçüncü kişiye devir ve temliki halinde yapılacak usulü işlemler düzenlenmiştir. 6100 sayılı HMK’nun 125/1. maddesi; dava açıldıktan sonra davalı, dava konusunu (müddeabihi) bir başkasına temlik ettiği takdirde; davacı taraf seçim hakkını kullanarak, dilerse temlik eden ile olan davasından vazgeçerek davaya devralan kişiye karşı devam edebileceği, dilerse davasına temlik eden kişi hakkında tazminat davası olarak devam edebileceği hükmünü içermektedir. Kendiliğinden (resen) gözetilmesi zorunlu bulunan bu usul kuralına göre, mahkemece davacı yana seçimlik hakkı hatırlatılarak davaya hangi kişi hakkında devam edeceği sorulmalı, sonucuna göre işlem yapılmalıdır.
Dava konusu diğer taşınmazlara gelince, toplanan delillere göre, miras bırakanın satışa ihtiyacı olmadığı, çok sayıda taşınmazını satmasını gerektirir ihtiyacının ortaya konulmadığı gibi, taşınmazların daha sonraki temlike rağmen dava dışı torun ve babası tarafından kullanıldığının ifade edildiği, bu durumda dava dışı R. oğlu A. B.’a çekişme konusu taşınmazların temlikinin mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu sonucuna ulaşılmaktadır. Öte yandan davalı M.’in de murisin torunu R. oğlu A.B.’ın akrabası olup, keyfiyeti bilen ya da bilmesi gereken konumda olduğu, bu durumda TMK’nun 1023. maddesinin koruyuculuğundan yararlanamayacağı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, çekişmeye konu edilen 3135 parsel sayılı taşınmaz yönünden yukarıda değinilen usulü eksikliğin giderilmesi, ondan sonra işin esası hakkında karar verilmesi, diğer taşınmazlar yönünden ise davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir. Davacılar M., N. ve H.’in temyiz itirazının kabulü ile, hükmün açıklanan nedenlerle (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 20.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.