Aramaya Dön

(Kapatılan) 16. Hukuk Dairesi

Esas No
E. 2011/2376
Karar No
K. 2011/9804
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi         2011/2376 E.  ,  2011/9804 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

DAVA TÜRÜ : KADASTRO

KANUN YOLU : TEMYİZ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Kadastro sırasında temyize konu 131 ada 17 parsel sayılı 246,88 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... ... adına,131 ada 18 parsel ve 142 ada 147 parsel sayılı 2022,90 ve 5892,25 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, ... ve diğerleri adına miras hisseleri oranında tapu kaydı nedeniyle tespit edilmiştir.

Davacı ..., 131 ada 17, 18 parseller ile 142 ada 147 parsel hakkında adına tescil edilmesi istemiyle dava açmıştır. Davacı ...'de, temyiz incelemesi dışındaki 131 ada 19 ve 142 ada 146 parseller hakkında adına tescil edilmesi istemiyle dava açmıştır. Mahkemece iki dava birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, 131 ada 17 parsel sayılı taşınmazın 48/120 hissesinin davacı ... adına, 72/120 hissesinin ... ... adına, 131 ada 19 ve 142 ada 147 parsel sayılı taşınmazların 48/120 hissesinin ... adına, 15/120'şer hissesinin ... ... ve ... adlarına, 3/120'şer hissesinin Sevim, Sabiha, ..., ... adlarına, 6/120 hissesinin ...adına, 24/120 hissesinin ... adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesi ile Türkiye Cumhuriyeti Anaysası'nın 36. maddesinde adil yargılanma hakkına yer verilmiştir. Adil yargılanma hakkının garantileri arasında "aleni yargılama ilkesi" ve "hukuki dinlenilme hakkı" da yer almaktadır. Anılan prensiplerin amacı, yargılama sürecini ve kararın verilişini kamu denetimine açık tutmak suretiyle adaletin yerine getiriliş biçimini görünür kılmak, kamu eliyle karar verme sürecini denetleyerek kişinin adil yargılanma hakkını güvence altına almak ve adalete güveni korumaktır.

Aleni yargılama prensibi ile hukuki dinlenilme hakkı; hükmün açık duruşmada tefhimini ve kararların gerekçeli olmasını zorunlu kılmaktadır. Anayasamızın 141, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 27 ve 28. maddelerinde bu hususlara işaret olunmaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297 ve 298. maddeleri, kararın "gerekçe" içermesini zorunlu kılmaktadır. Anılan maddeler uyarınca gerekçe, "iki tarafın iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri" içermelidir. Başka bir deyişle gerekçe; hüküm fıkrasında yazılı sonuçlara nasıl varıldığının tereddüde yer bırakmayacak şekilde açıklanmasıdır. Kararın gerekçesi ile hüküm fıkrası birbirine sıkı sıkıya bağlı olup uyumlu bulunması zorunludur. Açık duruşmada tefhim olunan hüküm fıkrasında varılan sonucun nedenlerini içermeyen ifadelerin gerekçe olarak kabul edilmesi mümkün olmadığı gibi, gerekçenin farklı bir sonuca ilişkin bulunması da aleni yargılama prensibi ve hukuki dinlenilme hakkı ile doğrudan çelişmektedir. 10.04.1992 tarih 1991/7 Esas 1992/4 karar sayılı Yargıtay İçtihadı Bileştirme Kararında, kısa karar ile gerekçeli kararın uyumlu olması gereği vurgulanmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 298/2. maddesi ile bu husus artık yasa hükmü haline gelmiştir. Diğer taraftan hükmün tefhiminden maksat, davanın esası hakkında taraflara yüklenen hak ve borçların açıkça ifade edilmesidir. Taraflara yüklenen temel hak ve borçların neler olduğunu açıklamayan hükmün tefhimi, yukarıda açıklanan güvenceleri sağlamaktan uzaktır. Nitekim 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 294 ve 297. maddeleri uyarınca hükmün tefhimi sırasında, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde duruşma tutanağına yazılması ve okunması gerekli bulunmaktadır.

Somut olayda mahkemece, tefhim olunan kısa kararda çekişmeli taşınmazın kim ya da kimler adına tesciline karar verildiği açıklanmaksızın sadece "davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine" karar verilmekle yetinilmiş; gerekçeli kararın gerekçe bölümünde "çekişmeli taşınmazlardan 142 ada 147 ve 131 ada 18 parsel sayılı taşınmazlardaki ... ..., ... ve ...'nin paylarının ... hissesine eklenmesine karar verilmesi gerektiği" ifade edildikten sonra hükmün sonucu bölümünde, çekişmeli taşınmazlarda 142 ada 147 ve 131 ada 18 parsel sayılı taşınmazlarda ..., ... ve ... hisselerinin ... ...'nin hissesine eklenerek tesciline dair hüküm kurulmuştur.

Mahkemece, tefhim olunan hükümde, çekişmeli taşınmazın açıkça kimler adına tescil edileceği belirtilmemek ve gerekçe ile hükmün sonucu arasında çelişki yaratılmak suretiyle adil yargılanma hakkının garantilerinden olan aleni yargılama ilkesi ile hukuki dinlenilme hakkı ihlal edilmiş, adalete güven ilkesi zedelenmiştir. Davalının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin şimdilik inelenmesine yer olmadığına 23.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.