1. Hukuk Dairesi
1. Hukuk Dairesi 2012/2415 E. , 2012/5159 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : SAKARYA 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 28/12/2011
NUMARASI : 2011/449-2011/952
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, kayden paydaşı olduğu 7727 parsel sayılı taşınmazdaki prefabrik yapıya davalı tarafından kullanılmak suretiyle müdahale edildiğini ileri sürerek, el atmanın önlenmesi isteminde bulunmuştur. Davalı, davaya konu yapının taşınmazın diğer paydaşının oğlu tarafından kendilerine kiralandığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, taşınmazın paydaşlar arasında taksim edildiği ve davaya konu yapının taksim sonucu dava dışı paydaşa düşen bölümde kaldığı ve davalının taşınmazdaki kullanımının haksız olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi isteğine ilişkindir. Mahkemece, taşınmazın paydaşlar arasında taksim edildiği ve davaya konu yapının taksim sonucu dava dışı paydaşa düşen bölümde kaldığı ve davalının taşınmazda kira sözleşmesine dayalı olarak tasarrufta bulunduğu, kullanımının haksız olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu 7727 parsel sayılı taşınmazda davacının ve dava dışı R.A.'in paydaş oldukları, taşınmazda önceden bina bulunduğu, binanın davacı ve diğer paydaş tarafından paylaşıldığı, ancak binanın yıkıldığı ve binanın yıkılmasından sonra fiili kullanma biçiminin oluşmadığı anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere, Türk Medeni Kanunun 691.maddesi müşterek mülkiyette mühim idari tasarrufların hüküm ifade edebilmesini; pay paydaş çoğunluğu ile gerçekleştirilmiş olması koşuluna bağlamıştır.
Öte yandan 6.5.1955 tarih 12/18 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında ifade edildiği üzere, müşterek mülkün kiraya verilmesi önemli idari tasarruflardandır. Değinilen yasal düzenleme ve yargısal uygulamaya göre pay ve paydaş çoğunluğuna dayanmayan kira sözleşmelerine geçerlilik tanıma olanağı yoktur. O halde, her ne kadar davalı kiracılık savunmasında bulunmuşsa da kira sözleşmesine değer verilemeyeceği açıktır.
Hal böyle olunca, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir. Davacının temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 7.5.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.