Esas No
E. 2012/1659
Karar No
K. 2012/5326
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

1. Hukuk Dairesi         2012/1659 E.  ,  2012/5326 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ELMADAĞ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ : 13/09/2011

NUMARASI : 2010/55-2011/228

Taraflar arasında görülen davada:

Davacı, kayden maliki olduğu 2265 parsel sayılı taşınmazını borç para temini için 20.01.2010 tarihinde satış suretiyle davalıya temlik ettiğini, ancak vaadedilen paranın ödenmediğini, kandırıldığını, iradesinin fesada uğradığını, davalı ödeme yapmadığından satış işleminden sözedilemeyeceğini ileri sürerek tapu iptali ve tescil isteğinde bulunmuştur. Davalı, iddiaların doğru olmadığını ve ancak yazılı belgeyle ispatlanabileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, resmi senedin aksinin yazılı belgeyle ispatı gerektiği ve davacının iddiasını ispatlayacak yazılı belgesi bulunmadığı, davacı hileyle iradesinin fesada uğratıldığını ileri sürmüş ise de, işlemi bilerek ve isteyerek gerçekleştiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Karar, davacı vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 8.5.2012 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı asil H.T.vekili Avukat M. Y., Av. M.K. ile temyiz edilen vekili Avukat M. K. geldiler, duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü: Dava, tapu iptal ve tescil isteğine ilişkin olup; mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.

Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu 2265 parsel sayılı taşınmazın davacı H.T.’ye ait iken 20.01.2010 tarihinde satış suretiyle davalıya temlik edildiği anlaşılmaktadır. Davacı, davalı tarafından kendisine borç para verileceği yönünde ikna edilerek temlikin sağlandığını, taşınmaz devredildikten sonra herhangi bir ödemede bulunulmadığını, böylece iradesinin fesada uğratılmak suretiyle temlik işleminin gerçekleştirildiğini ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. O halde, iddianın içeriği ve ileri sürülüş biçimine göre, davada dayanılan hukuki sebebin “hile” olduğu sabittir.

Bilindiği üzere; hile, genel olarak bir kimseyi irade beyanında bulunmaya,özellikle sözleşme yapmaya sevketmek için onda kasten hatalı bir kanı uyandırmak,veya esasen var olan hatalı bir kanıyı koruma yahut devamını sağlamak şeklinde tanımlanır. Hata da yanılma hilede yanıltma söz konusudur.B.K'nun 28/l maddesinde açıklandığı üzere taraflardan biri diğer tarafın kasıtlı aldatmasıyla sözleşme yapmaya yöneltilmişse hata esaslı olmasa bile aldatılan taraf için sözleşme bağlayıcı sayılamaz.Değinilen koşulların varlığı halinde aldatılan taraf hakkını kullanmak suretiyle hukuki ilişkiyi geçmişe etkili (makable Şamil) olarak ortadan kaldırabilir ve verdiği şeyi geri isteyebilir. Öte yandan, hile her türlü delille ispat edilebileceği gibi iptal hakkının kullanılması hiç bir şekle bağlı değildir.Hilenin öğrenildiği tarihten itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde karşı tarafa yöneltilecek bir irade açıklaması, defi yahut dava yoluyla da kullanılabilir. Somut olaya gelince; mahkemece dinlenilen tanıklar ve elde edilen bulgular, gerçekten de davacının iddiasını teyit eder nitelikte olup, aksi yönde bir delilin varlığından da söz edilemeyeceği açıktır.

O halde, yukarıda değinilen ilkeler çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde, çekişmeli taşınmazın temlikinin iradeyi sakatlayıcı nedene dayalı olarak gerçekleştirildiği gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir.

Davacının temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile, hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 21.12.2011 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden vekilleri için 900.00.-TL. duruşma avukatlık parasının temyiz edilenden alınmasına, 8.5.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.  

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk K6100 md.3 K1086 md.428
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog