Esas No
E. 2012/9103
Karar No
K. 2012/9914
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

1. Hukuk Dairesi         2012/9103 E.  ,  2012/9914 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : KARS 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ : 23/12/2010

NUMARASI : 2010/466-2010/511

Yanlar arasında görülen tapu iptal ve tescil davası sonunda yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacı  tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi  raporu okundu, açıklamaları  dinlendi,gereği görüşülüp düşünüldü.   Dava; tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece; kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.

Dosya içeriği ve toplanan delillerden; paylı mülkiyet üzere olan dava konusu 3511 parsel sayılı taşınmazın, 12/03/1956 tarihli kadastro tespit çalışmaları sırasında 05/06/1944 tarih, 63 sayılı tapu kaydına dayalı olarak  M. ve T.'den olma , davacı ve dava dışı K., C., İ., Z. ve Z. adına tespit ve tescil edildiği, nüfus kaydında yer alan kardeşleri H., Z. ve P.'nin tespit ve tescil dışı bırakıldığı, tespit dışı kalanlardan davalı  Z. A.'ın 27/07/2010 tarihinde Tapu Sicil Müdürlüğünü hasım göstermek suretiyle açtığı "tapuda düzeltim" davası sonunda tapu kaydında malik olarak görülen kişilerden "Z. " adlı kişinin gerçekte davacı "Zeynep" olduğunun kabulü ile tapu kaydında  "Z.A." isminin "Z. A." olarak tashih ve tesciline  karar  verildiği ve hükmün temyiz edilmeden 27/09/2010 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.

Davacı; Z.A. ve Tapu Sicil Müdürlüğü aleyhine çekişmeli taşınmazı kadastro tespit çalışmaları sırasında babaları M.A.'ın,  yanında yaşayan bekar kız ve erkek çocukları adına tespit ve tescil ettirdiğini, tespit tarihi itibariyle Z.'in ölü olduğuinu, yörede 10 yaşına gelene kadar çocukların nüfusa kaydedilmediğini, her ne kadar tapu kaydında "Z. A. " adlı kişi de kayıt maliki olarak görünse de nüfus kaydında bu isimle kimsenin bulunmadığını, davalı Z.A. paydaş olmadığı halde Z. kendisiymiş gibi isim tashihi davası açtığını, Z..'in gerçekte Z.olduğunun kabulü halinde diğer mirasçıların hak kaybına uğrayacağını ileri sürerek eldeki davayı açmıştır.  

Hemen belirtmelidir ki; öncelikle çözüme kavuşturulması gereken hususun HUMK'nun 237. maddesinde (6100 sayılı Kanunun 303. maddesinde) düzenlenen kesin hükmün oluşup- oluşmadığı noktasında toplandığı kuşkusuzdur. Kesin hükümden söz edilebilmesi için kesinleşen hükümdeki taraflarla, dava konusunun ve dava sebebinin, ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekeceği tartışmasızdır.                

Somut olay, yukarıdaki açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde; davalı Z. A. tarafından Tapu Sicil Müdürlüğü aleyhine açılan ve hükme bağlanan Kars 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/353 Esas, 2010/328 Karar sayılı dava dosyasında davacı ve dava dışı kalan diğer müşterek malikler yer almadığına göre, ilamın davacı ve dava dışı kalan diğer paydaşlar için bağlayıcı olmayacağı  dolayısı  ile  kesin  hüküm   oluşturmadığı kuşkusuzdur. O halde işin esası incelenip, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı biçimde hüküm kurulması doğru değildir

Davacının  bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3. maddesi yollamasıyla) 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine,  24.09.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Gayrimenkul Hukuku 6100 sayılı Kanun K6100 md.303 K6100 md.3 K1086 md.428
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.