1. Hukuk Dairesi
1. Hukuk Dairesi 2012/5535 E. , 2012/8311 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ÇAMELİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 05/01/2012
NUMARASI : 2010/99-2012/2
Yanlar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Dava, hile hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Toplanan deliller ve dosya içeriğinden; davaya konu 14 parsel sayılı kerpiç ahır ve elma bahçesi netiliğindeki taşınmazın davacı adına kayıtlı iken 12.10.2010 tarihinde 2.300.00.-TL bedel karşılığında satış suretiyle davalıya temlik edildiği anlaşılmaktadır. Davacı, bu temlikin oğlu davalının kendisine ve eşine bakacağı vaadiyle bedelsiz olarak yapıldığını ileri sürmüştür. İddianın içeriği ve ileri sürülüş biçiminden davada hile hukuksal nedenine dayanıldığı anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere; hile, genel olarak bir kimseyi irade beyanında bulunmaya,özellikle sözleşme yapmaya sevketmek için onda kasten hatalı bir kanı uyandırmak,veya esasen var olan hatalı bir kanıyı koruma yahut devamını sağlamak şeklinde tanımlanır. Hata da yanılma hilede yanıltma söz konusudur.B.K'nun 28/l maddesinde açıklandığı üzere taraflardan biri diğer tarafın kasıtlı aldatmasıyla sözleşme yapmaya yöneltilmişse hata esaslı olmasa bile aldatılan taraf için sözleşme bağlayıcı sayılamaz. Değinilen koşulların varlığı halinde aldatılan taraf hakkını kullanmak suretiyle hukuki ilişkiyi geçmişe etkili (makable Şamil) olarak ortadan kaldırabilir ve verdiği şeyi geri isteyebilir. Öte yandan,hile her türlü delille isbat edilebileceği gibi iptal hakkının kullanılması hiç bir şekle bağlı değildir.Hilenin öğrenildiği tarihten itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde karşı tarafa yöneltilecek bir irade açıklaması, defi yahut dava yoluylada kullanılabilir. Hal böyle olunca, iddianın ve taraf delillerinin yukarıdaki ilkeler uyarınca incelenip varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken hukuki nitelindirmede yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar tesisi doğru değildir. Davacının temyiz itirazı yerindedir. Kabulüyle, hükmün açıklanan nedenlerle (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 02.07.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.