Esas No
E. 2012/12275
Karar No
K. 2012/10239
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

1. Hukuk Dairesi         2012/12275 E.  ,  2012/10239 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : BOLU 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ : 28/12/2011

NUMARASI : 2011/184-2011/592

Taraflar  arasında  görülen  davada;

Davacı, kayden maliki olduğu 238 ada 29 parsel sayılı taşınmazı davalının haksız kullandığını ileri sürerek elatmanın önlenmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı, yargılamaya katılan davalının esasa yönelik bir beyanı olmamıştır. Mahkemece, taraflar arasındaki ihtilafın 6570 sayılı yasanın 12. maddesi kapsamında Sulh Hukuk Mahkemesince değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın görev nedeniyle reddine karar verilmiştir. Karar, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, tetkik hakimi  raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü.

Davacı, kayden maliki olduğu 29 parsel sayılı taşınmazı dava dışı .....Mağ. Day. Tük. Malları A.Ş.’ye 01.04.2002 tarihinde yapılan kira sözleşmesi ile 10 yıllığına kiraya verdiğini,  sözleşmede devir yasağı bulunmasına rağmen anılan dava dışı şirketin taşınmazı dayalıya devrettiğini, davalının da yeri mobilya mağazası olarak kullandığını, devre muvafakati bulunmadığını davalıya bildirmesine rağmen işgalin devam ettiğini ileri sürerek elatmanın önlenmesine karar verilmesi isteğiyle eldeki davayı açmıştır. Mahkemece, davanın görev nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Yukarıda özetlenen dava dilekçesinin içeriği ve iddianın ileri sürülüş biçimi itibariyle dava, davalının sözleşme ilişkisi bulunmaması nedeniyle fuzuli şagil olduğu iddiasına dayalı olup, bu yönüyle olayda öncelikle irdelenmesi gereken mevzuat 6570 sayılı Yasa ya da Borçlar Kanunu olmayıp, Türk Medeni Kanununun 683. ve devamı maddelerinde düzenlenen mülkiyete ilişkin hükümlerdir. Diğer bir deyişle, dava mülkiyet hakkına dayalı  olup, davacı  malik  ile  davalı   arasında  resmen  kurulan  bir   hukuki  ilişki   bulunmamaktadır.Ayrıca gerek 1086 sayılı HUMK'nun ve gerekse 6100 sayılı HMK'nun göreve ilişkin maddeleri gözetildiğinde eski yasa itibariyle değer yönünden ve 6100 sayılı Yasanın 2. maddesinde açıkça vurgulandığı gibi mal varlığı haklarına ilişkin davaların asliye hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiği kuşkusuzdur. Öte yandan; görev kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında mahkemece gözetilmesi gereken bir kuraldır. Hal böyle olunca; mahkemece, işin esasının incelenmesi, hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm tesisi isabetsizdir.

Davalının bu yönlere ilişkin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3. maddesi aracılığıyla) 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının avukatlık parasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,  27.09.2012  tarihinde  oybirliğiyle  karar  verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog