1. Hukuk Dairesi
1. Hukuk Dairesi 2012/248 E. , 2012/2983 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : UZUNKÖPRÜ 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 04/10/2011
NUMARASI : 2010/240-2011/274
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, ortak mirasbırakanları H... D.’in kız çocuğundan mal kaçırmak amacıyla 269 ada,.parsel, .. ada, .. parselde ½ pay, .. ada, ..parselde yer alan 6 nolu bağımsız bölümünü oğlu olan davalı M..’ya, 5 nolu bağımsız bölümünü ise oğlu olan diğer davalı T..’e, tapuda satış gibi göstermek suretiyle temlik ettiğini, gerçekte bağış yapıldığını, emanetçiler aracılığıyla gerçekleştirildiğini ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek tapu kaydının miras payı oranında iptal ve tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece; temliklerin muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüyle tapu kaydının davacının saklı payı oranında iptal ve tesciline karar verilmiştir.
Karar, davacı ve davalılar tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü. Dava; muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı miras payı oranında tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece; saklı pay oranında davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; mirasbırakan H.. D..'in 02/12/1998 tarihinde öldüğü, geriye mirasçı olarak ilk evliliğinden olma çocukları F. ve M.. ile ikinci evliliğinden olma T.'i mirasçı olarak bıraktığı, davacının murisin tek kızı, davalıların ise oğulları olduğu, mirasbırakanın .. ada, .. parsel.. ada, .. parselde ½ pay, .. ada, .. parsel sayılı taşınmazlarını emanetçi kullanmak suretiyle birlikte yaşadığı oğlu olan davalı M..'ya tapuda satış göstermek suretiyle temlik ettiği, davalı M..'nın temellük ettiği.. ada, .. parsel sayılı taşınmaz ile murise ait .. parsel sayılı taşınmazların tevhid ve ifrazından oluşan .parsel sayılı taşınmaz için SS. ... Konut Yapı Kooperatifi ile yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca A Blok, .. nolu bağımsız bölümün oğlu T., A Blok, . nolu bağımsız bölümün ise oğlu M.. adına tescil edildiği anlaşılmaktadır. Davacı; davalılara yapılan temlikin kız çocuğundan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu iddiası ile eldeki davayı açmıştır.
Gerçekten de; mirasbırakanın aracı kullanmak suretiyle davalılardan M.. D..'e yaptığı temliklerin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu belirlenmek suretiyle Mustafa Dinç açısından davanın kabulüne karar verilmiş olmasında kural olarak bir isabetsizlik yoktur. Davalı M. D..'in bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.
Ne var ki; davalı T.. "... çekişme konusu .. ada, .parseldeki A Blok, . nolu bağımsız bölümü, .. ada, .parseldeki miras payını devretmek ve üzerine nakit ödemek suretiyle satın aldığı, temlikin muvazaalı olmayıp, gerçek satış yapıldığı" yönünde savunmada bulunmuş ise de, mahkemece bu savunmanın üzerinde durulmamış, ilgili kayıt ve belgeler getirtilmemiştir.
Hal böyle olunca; davalı Tahsin'in savunması üzerinde durulması, savunmada geçen ..ada,19 sayılı parselin tapu kaydının getirtilip savunmanın denetlenmesi,davalı T.. miras payını devretmiş ise bu payın bedeli ile çekişmeli 5 nolu bağımsız bölümün bedelinin karşılaştırılması ve varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken noksan soruşturma ile yetinilerek T.. adına tescil edilen bağımsız bölüm bakımından da kabul kararı verilmiş olması doğru değildir.
Kabule göre de; davacının dava dilekçesinde, 19 parsel sayılı taşınmazın ½ payını davaya konu ettiği gözetilmeksizin ve 6100 sayılı HMK'nun 26. maddesi (HUMK'nun 74. maddesi) uyarınca değerlendirme yapılması gereğine uyulmadan, taşınmazın tamamı üzerinden iptal tescile karar verilerek istekten fazlaya hükmedilmesi doğru olmadığı gibi miras payı oranında istekte bulunduğu halde "saklı pay" üzerinden hüküm kurulması da isabetli değildir
Diğer taraftan; davada tapu iptal ve tescil talep edildiğine göre 492 Sayılı Harçlar Yasası’nın 16. maddesi hükmü ve 04.03.1953 tarih ve 10/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince, davaya konu edilen taşınmaz malların dava tarihi itibariyle değeri üzerinden davacının miras payına isabet eden miktar, dava değeri kabul edilerek harcın belirlenen bu değer üzerinden alınması gerekirken çekişmeye konu taşınmazlardan ..ada, ..parsel sayılı taşınmaz bakımından bir değerlendirme yapılmayarak eksik harç alınması isabetsiz olduğu gibi, keşfen değeri belirlenen taşınmazlardan davacının miras payı üzerinden harç tamamlanmadığından, dava dilekçesinde gösterilen değer üzerinden avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiği halde keşfen belirlenen ancak harcı tamamlanmayan değer üzerinden fazla avukatlık parasına taktir edilmesinin de doğru olduğu söylenemez..Tarafların bu yönlere değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 19.3.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.