Esas No
E. 2006/10933
Karar No
K. 2007/8787
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Sigorta Hukuku

21. Hukuk Dairesi         2006/10933 E.  ,  2007/8787 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Hatay İş Mahkemesi

TARİHİ : 10/05/2006

NUMARASI : 6-155

Davacı, 20.4.1982-8.7.1983  tarihleri arasında  tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tesbiti ile yaşlılık aylığı bağlanmasına  karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan  ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. Dava, davacının 20.04 1982 -08.07.1983 tarihleri arasında  1479 sayılı Yasa’ya tabii  zorunlu sigortalı olduğunun ve 26.08.2005 tarihi itibariyle yaşlılık aylığına hak kazandığının  tesbiti istemine ilişkindir. Mahkemece istemin reddine  karar verilmiştir.

Dosya içeriğinden davacının verdiği 15.02.1988 tarihli giriş bildirgesi üzerine 20.04 1982 tarihi itibariyle sigortalı olarak kayıt ve tescil edildiği, 02.021973-01.06.1976, 27.10.1977-04.08.1980, 06.11.1980-03.06.1981, 08.07.1983-11.07.1988 tarihleri arasında dönemdeki vergi kaydının,  01.03.1976-01.02.1994 tarihleri arasında da oda kaydının bulunduğu ve sicil kaydının olmadığı,26.08.2005 tarihinde yaşlılık aylığı tahsis talebinde bulunduğu,kurumca vergi, oda ve sicil kaydının bulunmadığı  20.04.1982-08.07.1983 tarihleri arasındaki sigortalılığının iptal edildiği,  davacının   bu tarihler arasında  1479  sayılı Yasa’ya tabi zorunlu sigortalılık  şartlarının oluşmadığı  görülmektedir.  Davacının  davalı Bağ-Kur’un kendisini  sigortalı  saymadığı   döneme ilişkin süreye yönelik  primlerini   22.02.1988 tarihinde  kurumca belirlenmiş miktara göre topluca ödediği ve sonrasında da düzenli prim ödemesinde bulunduğu  anlaşılmaktadır.

1.4.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1479 sayılı Yasa'nın 24. maddesinde  zorunlu Bağ-Kur  sigortalılığı için  esnaf sicili veya kanunla  kurulu  meslek kuruluşu kaydı aranırken  20.4.1982 tarihinde yürürlüğe giren  2654 sayılı Yasa ile 1479 sayılı  Yasa'nın  24. maddesi değiştirilecek  zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için  gelir vergisi  mükellefi olması şartı getirilmiş ancak  gelir vergisinden  muaf olanlar  için meslek kuruluşuna kayıtlı  olma yeterli görülmüş, 22.3.1985 tarihinde yürürlüğe giren 3165 sayılı  Yasa ile 24. madde  değiştirilerek  zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için vergi kaydı veya esnaf sicil kaydı veya oda kaydının bulunması  yeterli görülmüş, 2.8.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek  zorunlu Bağ-Kur   sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olma şartı getirilmiş ancak  gelir vergisinden muaf olanlar için  esnaf sicil kaydı ve oda kaydının bir arada bulunması yeterli görülmüştür.

Davacının 20.04.1982-08.07.1983 tarihleri arasında  vergi kaydı bulunmadığından sigortalı sayılması mümkün değildir.Ancak davacının önceden Bağ-Kur’a tescili  bulunduğundan, Kurumca hiçbir araştırma yapılmaksızın  1988 yılında topluca prim ödenmesi sağlanarak  11.08.2005 yılına kadar primleri alınmıştır ve kurum tarafından uzun süre (17yıl)kullanılmıştır.Davacıyı kendi hatalı işlemi nedeniyle yıllarca sigortalı sayan kurumun ,davacıya sigortalı olduğu inancını verdikten sonra yaptığı yanlışlığın farkına vararak sigortalılık süresini indirmesi iyi niyetten uzaktır.Yargıtay H.G.K.’nun  01.10.1997 gün,1997/10-578E.,1997/758K.sayılı kararında da belirtildiği üzere, davacının ,Sosyal Güvenlik Hukuku ilkeleri ve Medeni Kanu’nun2.maddesinin uygulanmasının zorunlu bir sonucu olarak primleri ödenen dönemin zorunlu sigortalı kabul edilmesi gerekir. Bu durumda,  davacının 25yıl sigortalı olma koşulunu  yerine getirmiş olması nedeniyle  1479 Sayılı Yasa'nın Geçici 10.maddesi uyarınca yaşlılık  aylığına  hak kazandığından davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle reddine karar verilmiş olması isabetsiz olmuştur. Mahkemece bu maddi ve hukuki  olgular gözetilmeksizin hatalı değerlendirme sonucunda, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup  bozma nedenidir. O halde, davacı vekilinin   bu yönleri amaçlayan  temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 29.5.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.

 

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Sigorta Hukuku K3165 md.24 K1479 md.24 K2654 md.24 K1479 md.10 K4956 md.24
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.