1. Hukuk Dairesi
1. Hukuk Dairesi 2012/626 E. , 2012/3012 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : YENİCE(ÇANAKKALE) ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 26/07/2011
NUMARASI : 2010/174-2011/76
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, kayden paydaşı olduğu ..ada ..parsel sayılı taşınmazda davalılar ile birlikte oturmaya başladığını, ancak davalıların kendisini eve almadıklarını ileri sürerek, el atmanın önlenmesi isteminde bulunmuştur. Davalılar, taşınmazda kiracı olduklarını belirterek davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, davalıların taşınmazda kiracı oldukları gerekçesiyle dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, el atmanın önlenmesi isteğine ilişkindir. Mahkemece, davalıların taşınmazda kiracı olduklarından bahisle dava dilekçesinin görev yönünden reddi ile mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu .. ada .. parsel sayılı taşınmazda davacının ve dava dışı Z.. V..'ın paydaş oldukları, davalıların kayıttan ve mülkiyetten kaynaklanan bir haklarının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Davacı, davalıların taşınmaza haksız olarak el attıklarını ileri sürerek eldeki davayı açmış, davalılar taşınmazda kiracı olduklarını bildirmişlerdir.
Bilindiği üzere; özel yasa hükümleri saklı kalmak koşuluyla, gerek taşınır gerekse taşınmaz mallara ilişkin kira sözleşmelerinin geçerli olması hiçbir biçim koşuluna bağlı değildir. Kira sözleşmeleri yazılı veya sözlü yapılabileceği gibi zımni (üstü kapalı) olarakta vücuda getirilebilir. Yeterki taraflar kira sözleşmesinin esaslı unsurlarında anlaşmış olsunlar. Nitekim bu kural l8.3.l942 tarih 37/6 sayılı inançları birleştirme kararında açıkça vurgulanmıştır. Ne varki kira ilişkisi bir hukuki fiil (vakıa) değil,bir hakkın doğumuna,değiştirilmesine veya ortadan kaldırılmasına neden olma niteliği itibariyle bir hukuki işlem (muamele)dir.
Bu nedenle, dava değeri 40.-YTL yi aşan (23.6.1996 gün ve 4146 Sayılı Yasa uyarınca) sözleşmeler hakkında tanık dinlenilebilmesine olanak tanımayan 1086 sayılı HUMK.’nun 288.maddesi 21.7.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 Sayılı Yasanın 2/b maddesi ile değiştirilmiş ve tanıkla ispat yasağı 400.-YTL’nin üzerine yükseltilmiştir. Bu oran, 5219 ve 5236 Sayılı Yasalara göre yapılan katsayı artışı sonucu 2006 yılı itibari ile 430.-YTL, 2007 yılında 460.-YTL, 2008 yılında ise 490.-YTL, 2010 yılında 550 YTL olmuştur. Bu düzenlemeye göre, bu miktarın üzerindeki sözleşmeler hakkında tanık dinlenmesine olanak yoktur. Kira sözleşmesinin varlığı ancak, yazılı delille ispat edilebilir. Hemen belirtilmelidir ki, sözü edilen miktar, yıllık kira tutarına bakılarak belli edilir. Sözlü kira sözleşmesi kurulduğu yolundaki savunmanın, ilgilisine (davalıya yada davalılara) yemin teklif etme hakkı verebileceği; ayrıca 1086 sayılı HUMK.nun 292. ve 293.( 6100 sayılı HMK'nun 202-203 md) maddelerinde değinilen ayrıcalıklarında gözetilmesinin gerekeceği kuşkusuzdur. Somut olaya gelince; yukarıda belirlenen ilkeler çerçevesinde inceleme ve araştırma yapıldığını söyleyebilme olanağı yoktur.
Kabule göre de; kiracılık ilişkisinin kanıtlanması halinde haksız işgalden söz edilemeyeceğinden el atmanın önlenmesi davasının reddi yönünde hüküm kurulması gerekeceği açıktır. Davacının temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 19.3.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.